Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 14.11.2005-11.09.2008 döneminde hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak Kuruma tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup dosya içeriğinden; davalı işyerinin ...571 sicil numarasıyla 06.06.2006 tarihinde kapsama alınıp faal olduğu, anılan işyerinden giriş bildirgesi düzenlenmemiş ise de, 06.06.2006-10.09.2008 arası dönemde tam olarak bildirimde bulunulduğu, uyuşmazlık konusu dönemin bildirim öncesi dönem olup 14.11.2005-06.06.2006 arası döneme ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. 506 sayılı Yasanın 2. maddesi; bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu kanuna göre sigortalı sayılacağını, 4. maddesi ise; bu kanunun uygulanmasında 2. maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişilerin işveren olduğunu düzenlemiştir. Mahkemece, öncelikle davaya konu dönemde iş yerinin mevcudiyeti ve faal olup olmadığı titizlikle araştırılıp açıklığa kavuşturulmalı, bu bağlamda, iş yerinin meslek kuruluşları ve ticaret sicil müdürlüğü ile vergi dairesi nezdinde kaydının bulunup bulunmadığı yönünde araştırma yapılıp, tescil ve mükellefiyet adresleri belirlenmeli, yine bisküvi fabrikası olan davalı iş yerinin davaya konu dönemde ve iddia edilen adreste çalışma izni ve ruhsatı ile elektrik-su-telefon aboneliğinin bulunup bulunmadığı ilgili belediye ile PTT müdürlüğünden sorulup belirlenmeli, işyerinin davalı dönemde faal olduğunun anlaşılması halinde ise dönem bordroları bulunmadığından o dönemde komşu işyeri işverenleri ile bunların bordroda kayıtlı tanıkları resen belirlenip beyanlarına başvurulmalı, toplanan deliller dosya içinde mevcut diğer delillerle birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde; davalılardan Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 04.06.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy