Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 01.09.1995 – 28.03.2008 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkin davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. maddesinin onuncu fıkrası olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda 31.12.1996 – 28.03.2008 dönemi yönünden sigortalılık süreleri hüküm altına alınmıştır.
Sigortalılık süresinin saptanmasına yönelik davalar yönünden; bu tür davaların tarafları ve niteliğinden hareket edilerek, kısmen haklı çıkma durumunda dahi yargılama giderlerinin tümünden davalının/davalıların sorumlu tutulacağına ve reddedilen süreler yönünden vekil ile temsil olunan davalı/davalılar yararına avukatlık ücreti belirlenemeyeceğine ilişkin herhangi bir özel yasal düzenleme bulunmadığından, davanın kısmen reddine karar verilmesi durumunda, 01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu ilga eden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda yazılı özel sebep ve koşullar var olmadığı sürece yargılama giderlerinin haklılık paylarına göre taraflar arasında paylaştırılması ve vekil ile temsil edilen davalı yararına da avukatlık ücreti belirlenmesi zorunludur. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2006 gün ve 2006/1-163 Esas, 2006/76 Karar, 28.05.2008 gün ve 2008/10-370 Esas ve 2008/410 Karar numaralı ilamlarında da aynı yaklaşım ve görüş benimsenmiştir.
İnceleme konusu davada; istemin kısmen kabulüne karar verilmesine karşın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, yargılama giderlerinin taraflar arasında bölüştürülmemesi ve yargılamada vekil ile temsil edilen davalılar yararına avukatlık ücreti belirlenmemesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanunun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Hükmün; (3) numaralı bendinde yer alan “verilmesine,” sözcüğünün çıkartılarak yerine “1.200,00 TL. avukatlık ücretinin de davacıdan alınarak eşit olarak paylaştırılmak suretiyle davalılara verilmesine,” sözcüklerinin yazılmasına, (4) numaralı bendinde yer alan “giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,” sözcüklerinin çıkartılarak yerine “giderinden tarafların haklılık payları gözetilerek takdiren 330,00 TL.sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ve kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,” sözcüklerinin yazılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'dan alınmasına, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.