......
Dava, .....sigortalılık sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesinde yer alan düzenleme karşısında, 1479 sayılı Kanunun devamı maddeleridir.
1479 sayılı Kanunun, 20.04.1982 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanunla değişik 24. maddesi hükmüne göre; bir kimsenin zorunlu.... sigortalısı olması için, ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usûlde gelir vergisi mükellefi olması, gelir vergisinden muaf olanların da meslek kuruluşuna kayıtlı bulunması gerekir. Yine, aynı maddede 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanunla getirilen düzenleme ile de; bu kapsam daha da genişletilerek kendi nam ve hesabına çalışanlardan vergi mükellefi olanların meslek kuruluşuna veya esnaf siciline kayıtlı bulunanların zorunlu.... sigortalısı olacağı belirtilmiştir.
Davacı; 13.10.1993 tarihli giriş bildirgesi ile ilk kez davalı Kuruma tescil başvurusunda bulunmuş, 23.07.1992-31.12.1994 tarihleri arasında vergi kaydı olan, oda ve sicil kaydı bulunmayan davacının, vergi kaydına istinaden 23.07.1992 tarihinden geçerli olmak üzere Bağ-Kur’a tescili yapılmıştır. Davacı prim ödemelerine 30.06.1997 tarihinde başlamış, 1997 yılı prim affı olarak da adlandırılan 4247 sayılı Kanundan da yararlanarak, primleri ödemiştir. Daha sonra davacının prim ödediği sürelerin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesine ilişkin 04.02.2008 tarihli dilekçesi esas alınarak, Kurumca 23.07.1992-31.12.1994 tarihleri arasında zorunlu, 01.07.1997-30.11.1998 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
./..
-2-
İş bu dava ile davacının, 23.07.1992-30.04.1998 tarihleri arasındaki.....sigortalılığının geçerli sayılmasına karar verilmesini istediği görülmektedir. 4247 Sayılı Prim ve Diğer Alacakların Tahsilatının Hızlandırılması Hakkında Kanunun 3. maddesi; 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa göre prim, gecikme zammı ve faiz borcu bulunan sigortalılar ile ölen borçlu sigortalıların hak sahiplerinin 31 Aralık 1996 tarihine kadar tahakkuk etmiş bulunan prim borçlarından söz etmekte olup, davacının anılan Kanuna göre yaptığı başvurusu kabul edilmiş, 23.07.1992-31.12.1996 tarihleri arasındaki dönem sigortalı olarak kabul edilerek prim borçlarını Kuruma ödemiş ve Kurum da bu ödemeleri itirazsız kabul ederek uzun süre kullanmıştır. Hal böyle olunca, uyuşmazlık konusu olan 01.01.1995-31.12.1996 tarihleri arasındaki dönemde sigortalı olması bile, kendi hatalı işlemi nedeniyle yıllarca davacıyı sigortalı sayan Kurumun, davacıya sigortalı olduğu inancını verdikten sonra sigortalılığı iptal etmesi de, ..... maddesinin uygulanmasının zorunlu bir sonucu olarak iyi niyetten uzaktır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek, vergi kaydının sona erdiği 31.12.1994 tarihinden sonra, primlerin ödendiği 01.01.1995-31.12.1996 tarihleri arasındaki dönemde, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesi, bu dönemin sigortalı kabul edilmesinden sonra fazla prim ödemesi var ise bu ödemelerin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilerek davacının sigortalılık sürelerinin bu çerçevede belirlenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy