Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 14.07.1970 olduğunun tespitini, 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan borçlanmanın ve tahsis işlemlerinin 5510 sayılı Yasanın 4/I-a kapsamında olması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan,düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin, yurtdışında çalışmağa başlanılan 14.07.1970 olduğunun tespiti ile, yurtiçi çalışması ve sigortalılık tescili bulunmayan davacının, 3201 sayılı Yasa kapsamında yaptığı borçlanma süresinin 5510 sayılı Yasanın 4/I-a kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespiti istemlerine ilişkindir. 3201 sayılı Kanunun, süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı başlıklı 5. maddesinde, ... güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılacağı; sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihinin, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürüleceği düzenlenmiş olup, 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Kanunun 79.maddesi ile eklenen son fıkra ile de ... güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarihin, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmayacağı vurgulanmıştır. Mahkeme de anılan düzenleme gerekçesi ile davayı reddetmiş ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.03.2001 tarihli, 2001/232 Esas ve 2001/272 sayılı kararı ile sonrasında Dairemizin istikrar kazanmış uygulamalarında belirtildiği üzere, borçlanılan sürenin ilişkin olduğu çalışmaları ...'da geçen davacı hakkında, Anayasanın 90/son maddesi uyarınca ... Cumhuriyeti ile Federal ... Cumhuriyeti arasında bağıtlanan ... Güvenlik Sözleşmesinin "Bir kimsenin ... sigortasına girişinden önce bir ... ... sigortasına girmiş bulunması halinde, ... ... Sigortasına girişi, ... Sigortasına giriş olarak kabul edilir." şeklindeki 29/4. maddesinin, bir atifet yasası olan 3201 sayılı Borçlanma Yasasının 5/son maddesi karşısında uygulamada önceliğinin bulunduğu, başka bir deyişle, anılan çalışmaları ...'da geçen davacıya, sözleşmenin diğer hükümleri uygulanmaksızın 29. maddesinin 4. bendinin uygulanmasının mümkün bulunduğu gözetilmemiştir.
Davacı tarafın borçlanılan sürelerin 5510 sayılı Yasanın 4/1-a gereğince değerlendirilmesine yönelik talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyerek, 6100 sayılı HMK'nun 297 ve 1086 sayılı HUMUK'un 388. maddelerine muhalefet edilmiştir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde,davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.