Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmü, tarafların vekillerinin temyiz etmeleri üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Hüküm, 17.01.2011 tarihinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, ilgili vekaletnamede temyizden feragat yetkisi bulunan aynı vekil tarafından, 16.02.2011 tarihinde temyiz isteğinden feragat ettiğinin bildirilmiş olması karşısında, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle REDDİNE;
2-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının vekilinin tüm, davalı ... Yapı Uygulama Denetim Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davaya konu işkazası sonucu sürekli işgöremezlik kaybına uğrayan sigortalıya yaptığı sosyal sigorta yardımları sonucu davacı Kurumun uğradığı zararın tazmini için davalı işveren ...'ın sorumluluğunun dayanağı 506 sayılı Kanunun kusursuz sorumluluk ilkesini içeren 10. maddesi olup, diğer kusurlu davalı ... Yapı Uygulama Denetim Ltd. Şti. ile zarardan birlikte sorumluluğu ise 818 sayılı Borçlar Kanununun (BK.) 51. maddesindeki düzenlemeden kaynaklanmaktadır.
Borçlar Kanunu'nun 51. maddesindeki, “Müteaddit kimseler muhtelif sebeplere (haksız muamele, akit, kanun) binaen mesul oldukları takdirde haklarında birlikte bir zarar vukuuna sebebiyet veren kimseler hakkındaki hükümlere göre muamele olunur.” düzenlemesi; birden çok kişinin, gerek haksız eylem, gerek sözleşme ve gerekse kanun gibi sebeplerden ve aynı zarar için zarara uğrayana karşı sorumluğu durumunda, bunlar arasında Borçlar Kanunu.'nun 50. maddesinde yer alan bir zarara ortaklaşa sebep olanlar hakkındaki sorumluluğa ilişkin kuralların uygulanma gereğine yer vermiştir. Ancak davalıların sorumlu olacağı miktarın tespiti, 506 sayılı Kanunun 10 ve 26. maddeleri yönünden farklılık gösterdiğinden, bu yönün açıklığa kavuşturulması gerekir.
506 sayılı Kanunun 10. maddesine dayalı tazmin sorumluluğu hâlinde; aynı Kanunun 26. maddesine ilişkin davalardaki tazmin sorumluluğundaki gibi sosyal yardım zammı da dahil olmak üzere haksahiplerine bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değeri ile yapılan masraf ve ödemeler toplamının tazmin sorumlularının kusurlarının karşılığı miktarla sınırlanması kuralının kıyas yoluyla uygulanması gerektiği, ancak 10. maddenin öngördüğü sorumluluk hâlinin 26. maddeye oranla farklı ve daha ağır bir sorumluluk hâlini öngörmüş olması nedeniyle işverenin, 506 sayılı Kanunun 9 ve 10. maddesi kapsamındaki sorumluluk sınırını oluşturan miktar belirlenirken, işkazasında işverenin kabul edilmesi gereken % 100 oranında kusurundan, Borçlar Kanunu'nun. 43, 44. maddeleri uyarınca sigortalının müterafik kusurunun % 50 sinden az olmayacak şekilde bir hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle hesaplama yapılması, Yargıtay’ın konuya ilişkin yerleşik içtihatlarının gereğidir. Ayrıca davanın Borçlar Kanunu'nun 51. maddesinde düzenlenen teselsül hükümleri doğrultusunda açıldığı hâllerde; birlikte sorumlu olanların müşterek kusurla hareket etmemiş olmaları nedeniyle, kusurlu üçüncü kişinin, 506 sayılı Kanunun 26/2. maddesine uygun olarak, kusur sorumluluğu dahilinde belirlenen sosyal yardım zammı da dahil olmak üzere ilk peşin değer ile masraf ve ödeme toplamından sorumlu olacağı, münhasıran 10. maddeden kaynaklanan sorumluluğun ise işverene ait olacağı; tüm kusurun üçüncü kişide olması veya olayın tümüyle kaçınılmazlık sonucu ortaya çıkması hâlinde dahi işverenin 10. madde uyarınca ve yukarıda belirlenen ilkeler doğrultusunda oluşan Kurum zararının takdir edilecek bir oranıyla sorumlu tutulması gerekip, davaya konu işkazasında 506 sayılı Kanunun 10. maddesine göre sorumlu olduğu belirgin olan davalı işveren ...'ın; Kurum alacağından sorumlu olduğu miktarın bu çerçevede değerlendirilerek tespit edilip tazmin kararı verilmesi isabetli ise de; davalı 3. kişi ... Yapı Uygulama Denetim Ltd. Şti.'nin, davacı Kurumun zararının tazmininden 506 sayılı Kanunun 26/2. maddesine göre davalıların toplam kusuru karşılığı (% 75) sorumlu olduğunun gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılardan ... Yapı Uygulama Denetim Ltd. Şti.'nin vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... Yapı Uygulama Denetim Ltd. Şti.'ye iadesine, 24.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.