Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ... Başkanlığı vekili ve davalı ... Tur. İnş. Tic. A.Ş. vekili ve davalı ... Sağ. Hiz. Tic. A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-21.07.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve ayrıca 5236 sayılı Kanun, katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2012 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427. maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.690,00 TL. olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının saptanmasında alacağın tamamının gözetilmesi, tümü dava konusu yapılan bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda, reddedilen miktar, 341,06-TL olup bu miktar yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, davacı ... Başkanlığı vekilinin anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla kesinlik nedeniyle REDDİNE,
2-) Davalı ... Tur. İnş. Tic. A.Ş ve davalı ... Sağ. Hiz. Tic. A.Ş vekili temyizi yönünden;
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26 ve 87. maddeleri olup, davada öncelikle çözümlenmesi gereken sorun, iş kazasına maruz kalan sigortalının çalıştığı inşaatın sahibi olan ... Sağlık Hiz. Tic. A.Ş ile davalı ... Tur. İnş. Tic. A.Ş arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin, bir başka ifade ile asıl işveren-taşeron ilişkisi olup olmadığının saptanmasıdır.
506 sayılı Kanunun 87. maddesi hükmüne göre aracı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişidir.
Asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı için öncelikle, işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile, asıl işverenin işverenlik sıfatına devredilen iş dolayısıyla sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
İşin belirli bir bölümünde değil de, tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise; asıl işverenden istenilen işin, asıl iş ya da işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.
İncelenen dosyada; Mahkemece, davalı şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığı kabul edilirek, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ... Sağ. Hiz. A.Ş' ne %30, davalı ... Tur. A.Ş'ne %60, sigortalıya %10 kusur verilmiş, ancak alınan raporun somut maddi olaya uygun olmadığı, yetersiz olduğu anlaşılmıştır.
Şu halde Mahkemece; ... Sağlık Hiz. Tic. A.Ş ile davalı ... Tur. İnş. Tic. A.Ş arasındaki hukuki ilişkinin bir başka ifade ile, asıl işveren-taşeron ilişkisi olup olmadığı saptanmalı, bu bağlamda aralarındaki sözleşme celb edilmeli, sigortalının önceden kalp rahatsızlığı olup olmadığı araştırılmalı, iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile, işçi sağlığı ve işgüvenliği alanında uzman kişilerden seçilecek bilirkişi kurulundan yeniden kusur raporu aldırılmalı varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Kabule göre de; davalı ... Tic. A.Ş'nin ünvanının gerekçeli karar başlığında "..." olarak gösterilmesi isabetsizdir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, bu yönleri amaçlayan davalılar vekillerinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... Turizm İnş. Tic. A.Ş. ve ... Sağ. Hizmetleri ve Tic. A.Ş. 'ye iadesine, 13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy