....
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazları üzerinde yapılan incelemede,
Hüküm İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Olayda hüküm 04.07.2012 tarihinde temyiz edene tebliğ edilmiş, temyiz ise 17.08.2012 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir.
O hâlde, 01.06.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da gözönünde tutularak davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddi cihetine gitmek gerekmiştir.
2-)Davacı Kurum vekilinin, davalı ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
./..
-2-
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2012 Yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.690,00 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının tespitinde alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda, yerel mahkemece, reddedilen kısım 121,42 TL, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması reddedilen miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davacı Kurum vekilinin davalı ... yönünden temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinliği nedeniyle reddi gerekir.
3-Davacı Kurum vekilinin, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'dan alınmasına, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.........
Full & Egal Universal Law Academy