Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, 3201,5203 ve 5510 sayılı Yasalara göre yurt dışı hizmet borçlanması ve doğum borçlanması yapma hakkına sahip olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, 3201,5203 ve 5510 sayılı Yasalar uyarınca yurt dışı hizmet borçlanması ve doğum borçlanması yapma hakkına sahip olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yurt içi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmayan, 04.08.2000 tarihi itibarıyla izinle çıkarak Türk Vatandaşlığını kaybeden davacının 13.12.2011 günlü yurt dışı borçlanma başvurusu, başvuru tarihi itibarıyla Türk Vatandaşı olmadığından bahisle reddi üzerine açılan iş bu dava ile davacı, Almanya’da Türk Vatandaşlığı döneminde geçen çalışma ve ev kadınlığı sürelerini 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun , 5510 sayılı Yasaya göre de doğum borçlanması yapabileceğini beyanla; 3201,5203 ve 5510 sayılı Yasalara göre yurt dışı hizmet borçlanması ve doğum borçlanması yapma hakkına sahip olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, yurt dışı borçlanmasına konu yapılabilecek süreler, nitelikleri, yasal dayanakları yönünden bir değerlendirme ve inceleme yapılmaksızın ; ayrıca hangi doğumlu çocuklar yönünden ve hangi sürelerle, yasal dayanakları ve gerekçeleri gösterilmeksizin genel bir ifadeyle ve infaza elverişsiz şekilde hüküm kurulmuştur.
Mahkeme kararlarının, infaza elverişli olması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 297’inci maddesindeki (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanunu’nun 388 ve 389’uncu maddelerinde) tanımlanan unsurları taşıması ve “iki tarafa tahmil ve bahşedilen haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılması” yönündeki usül hükümlerine uygun şekilde karar verilmesi gerekirken, bahsedilen usül kurallarına aykırı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy