..... adına Av. ... ..... ile 1-....... 2-.....aralarındaki dava hakkında ....verilen 11.09.2012 günlü ve 161/318 sayılı hükmün, temyizen incelenmesi davacı Kurum avukatı tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Tebligat Kanununun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebliğin selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı kanunun 13. maddesine göre de; tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Nizamnamesinin 18. maddesinde de; selahiyetli kişilerin bulunmadığının tebliğ mazbatasında gösterilmesi lüzumu hüküm altına alınmıştır.
Davalı ....., gerek bozma öncesi açılan asıl davada gerekse bozma sonrası açılıp birleştirilerek görülen ek davada avukatla temsil edilmesine, avukatın istifasına ya da azline ilişkin bilgi ve belgenin bulunmamasına rağmen, gerek bozma sonrası duruşma gününün gerekse gıyabi kararın bizzat anılan şirkete tebliğ edilmesi, kaldı ki bu tebligatın da yukarıda belirtilen Tebligat Kanunu maddelerine aykırı biçimde “birlikte çalışan” imzasına şerhi ile tebliğ edilmiş olması yerinde görülmemiştir.
Mahkemece, öncelikle, anılan şirketin avukatına, aksi takdirde adı geçen davalı şirkete, yöntemince gerekçeli karar tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi uyarınca 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, davacı Kurum avukatının temyiz itirazlarının bu noksanlık giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy