Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No : 2011/70-2012/37
Dava, tahsis şartları oluşmadığından bahisle yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada; davacı Kurum, 506 sayılı Yasaya tabi çalışmaları nedeniyle yaşlılık aylığı bağlanan davalıya tahsis işlemleri sırasında başkasına ait ...... sicil numaralı işyerinden bildirilen 1995 – 2001 dönemi içerisindeki 2.400 gün hizmet dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlandığı, davalının 5000 gün prim süresi dolmadığından, aylık bağlandığı tarih itibariyle aylığa hak kazanmadığı, bu nedenle, davalıya ödenen 01.04.2004 – 17.06.2011 tarihleri arasındaki yersiz aylıkların yasal faizi ile tahsilini istemiş, mahkemece, 818 sayılı Borçlar Kanunun 63. maddesi gözetilerek davalının Kurumu yanıltması ve kötü niyetli davranışı bulunmaması, yaşlılık aylığını tüketmiş olması ve bu aylıktan herhangi bir tasarrufta bulunmamış olduğundan bahisle davanın reddine dair karar verilmiştir.
5510 sayılı Yasanın 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır...” hükmünü içermektedir.
5510 sayılı Yasanın 96. maddesi ile 506 sayılı Yasada yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin kasıtlı kusurlu davranıştan veya Kurumun hatalı işleminden kaynaklanmasına bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir. Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin Kurumdan alacağı yoksa, geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür. 5510 sayılı Yasanın geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır.
Belirtilen nedenlerle; 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir.
Somut olayda, Borçlar Kanununun 63. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Davalının, aylıktan kaynaklanan yersiz ödemeleri iade yükümünün 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmü uyarınca belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Ayrıca, Kurum tarafından tespit edilen ...... TC Kimlik numaralı ...’ın çalışmalarının davalının çalışmalarına eklendiğinden bahisle iptale konu olan çalışmalar nedeniyle davanın aidiyet ve tespit yönü bulunduğu ve bu tür davaların kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek, davaya HMK’nun “Tarafta iradi değişiklik” başlığını taşıyan 124’üncü maddesi gereği ...... TC Kimlik numaralı ...’ın davaya dahil edilerek ve davaya katılımı sağlanarak, delilleri toplanmalı; davalının çalışmalarında iptale konu olan işyerinden verilen işe giriş bildirgesindeki imzalar incelenmeli; iptale konu dönemdeki ...... sicil numaralı işyerinden verilen dönem bordrolarında çalışmaları bulunan çalışanlar re’sen belirlenerek bilgi ve görgüleri alınmalı; çalışmaların aidiyetinin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılmalı; davalının cevap dilekçesinde beyan ettiği; Kurum aleyhine emeklilik işleminin iptali ve yersiz olduğu bildirilerek, geriye istenen aylıkların iadesi istem ve işlemine karşı Kurum işleminin iptali ve geri ödeme talebinin kaldırılmasına dair ...... İş Mahkemesi’nin 2011/454 Esas sayılı dosyasının getirtilerek bir sureti denetime elverir şekilde dosya içine konmalı ve derdestlik durumu belirlenip, gerekirse, sonucu bekletici mesele yapılmalı; toplanan tüm deliller değerlendirilip takdir edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy