Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava,davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 16.03.1996 olduğu ile ,yaşlılık aylığı alma koşullarının oluştuğunun tespiti ile yaşlılık aylıklarının hak ediş tarihi itibariyle yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 16.03.1996 tarihinden itibsaren kesintisiz olarak 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti ile kısmi yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının kurumca kabul edilen süreler dışında 01.01.1996-30.10.1997 ve 01.01.1998-17.03.2011 tarihleri arası olarak 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun ve Kuruma 19.09.2012 tarihi itibari ile prim borcu da bulunmadığından 01.10.2012 tarihinden itibaren kısmi yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Mahkemenin sigortalılık tespitine ilişkin kabul kararı yerinde ise de yaşlılık aylığının koşulları yönünden irdelemesi hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davanın, yasal dayanağı 2926 sayılı Yasanın Ek 3. maddesi gereği 1479 sayılı Yasanın 34 ve devamı maddeleridir. Yaşlılık aylığı tahsisi için anılan Yasanın 35. maddesi gereği davacının “talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması” gerekmektedir. İhtilaf konusu olup mahkemenin kabulüne konu olan, 01.01.1996-30.10.1997 ve 01.01.1998-17.03.2011 tarihleri arasındaki 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılık sürelerine yönelik, davacının dava tarihi itibariyle prim borcunun bulunup bulunmadığı belirlenmeli, bulunduğunun anlaşılması halinde ise usül ekonomisi yönünden davacıya prim borçlarını ödemesi için süre verilerek, prim borçlarının ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı tahsisi gerektiğinin gözetilmemeyerek, kısmi ödemeye göre davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy