Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :2010/761-2012/837
Dava, ...... işleminin iptali ile yaşlılık aylıklarının faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddi hüküm kurulmuştur.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; 506 sayılı Kanun kapsamında 01.10.2007 tarihinden itibaren...... alan davacının, 19.11.2007 tarihinden itibaren ...... Federasyonunda 506 sayılı Kanun kapsamında çalışması nedeniyle, 5277 sayılı Kanunun 25 ve 5335 sayılı Kanunun 30. maddeleri gereğince 19.11.2007 tarihinden itibaren...... kesilerek, 19.10.2009 tarihine kadar fuzulen ödenen aylıklar adına borç kaydedilmiş, daha sonra, yaşlılık aylıklarının işlemiş faizi ile birlikte tahsili için, aleyhine icra takibi yapılmış olup, sigortalı tarafından açılan iş bu dava ile; yaşlılık aylıklarının faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkin, ...... işleminin iptali talep edilmiştir.
Uyuşmazlığın yasal dayanağı; 5277 sayılı 2005 ...... Kanununun 25. maddesinin (f) fıkrasının ikinci ve üçüncü paragrafları ile 5335 sayılı Yasanın 30/2. maddesidir. 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5277 sayılı ...... Kanununun 25. maddesinin (f) fıkrasının ikinci ve üçüncü paragrafları “………Her hangi bir ...... ......undan ...... veya...... alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel ......ye dahil daireler, katma ......li idareler, ............ ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, ...... ......ları, ......den yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer ...... ......, kurul, üst kurul ve kuruluşları, ...... iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50’sinden fazlası ......ya ait olan diğer ortaklıklarda her hangi bir ......... veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar. Diğer kanunların
...... veya...... almakta iken ...... veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile, 5434 sayılı ......... Kanununun ek 11. maddesine göre alınmış Bakanlar Kurulu kararları 2005 yılında uygulanmaz.” düzenlemesini içermektedir.
...... Kanunu ile yapılan bu düzenleme sonrasında kanun koyucu; ...... kanunlarına ...... ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamayacağına ilişkin Anayasa’nın 161. maddesi hükmünü gözeterek, ...... kanunlarında yer almaması gereken hükümlerin temizlenmesi amacıyla çıkardığı 27.04.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 29. maddesinin (c) bendi ile; 5277 sayılı Kanunun 25. maddesinde yer alan hükmü yürürlükten kaldırmış, ancak, aynı düzenlemeyi anılan kanunun 30. maddesi ile yeniden getirmiş ve bu madde 27.04.2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Diğer taraftan, 5277 sayılı Kanunun 25. maddesinin Anayasaya aykırılığı iddiası ile açılan dava sonucunda, 28.12.2005 gün 2005/146-105 sayılı kararla; anılan maddenin (f) fıkrasının ikinci ve üçüncü paragraflarının Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş, aynı yönde yapılan başka bir başvuru üzerine de anılan mahkemenin 29.11.2005 gün 2005/6-93 Sayılı kararı ile 5277 sayılı Yasanın 25. maddesinin (f) fıkrasının, 21.4.2005 günlü 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 29. maddesinin (c) fıkrasıyla yürürlükten kaldırıldığına ve 25. maddenin (f) fıkrasına yönelik Anayasaya aykırılık iddiasına ilişkin konusu kalmayan istemler hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, aynı düzenlemeyi içeren 5335 sayılı Kanunun 30. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının Anayasaya aykırılığı iddiasıyla açılan dava sonucunda ise, 03.04.2007 gün 2005/52 Esas 2007/35 Karar Sayılı hükümle, anılan kanun maddesinin Anayasaya aykırı olmadığına ve iptal isteminin reddine karar verilmiştir.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı ......ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 105. maddesinde sayılan uygulanmayacak hükümler arasında 5335 sayılı Kanunun 30. maddesinin yer almaması, Anayasanın 153. maddesinin “iptal kararları geriye yürümez” hükmünü içermesi karşısında; her hangi bir ...... ......undan ...... veya...... alanların, bu aylıkları kesilmeksizin her hangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılmayacakları ve görev yapamayacaklarına dair düzenlemenin 01.01.2005 tarihinden başlamak suretiyle yürürlükte olduğunun kabulü gerekir.
Anılan yasal düzenlemeye aykırı biçimde çalışılması durumunda; çalışanların, fiilen çalıştıkları dönemdeki ...... veya yaşlılık aylıklarının ...... ......u tarafından kesilmesi ve yersiz aylıkların istirdadı söz konusu olacaktır.
Nitekim, Hukuk Genel Kurulu’nun 27.05.2009 gün ve 2009/21-168 E., 2009/218 K.; 01.12.2010 gün ve 2010/10-586 E., 2010/615 K.; 06.04.2011 gün ve 2010/21-726 E., 2011/68 K. ve 05.10.2011 gün ve 2011/10-476 E., 2011/584 K., 21.03.2012 gün ve 2012/10-20 E., 2012/235 K. sayılı kararlarında da aynı ilke benimsenmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında, gerek 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5277 sayılı Kanunun 25.maddesiyle getirilip, 5335 sayılı Kanunun 30.maddesinin yürürlükte olduğu dönemde de açıkça sürdürülen çalışma yasağına karşın, davacının çalışmasını sürdürmesi açıklanan yasal düzenlemelere aykırı olacağından, 506 sayılı Kanun kapsamında aldığı yaşlılık aylıklarının 19.11.2007 tarihi itibariyle kesilmesine ilişkin ...... işleminde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin konuya gelince; 5510 sayılı Yasanın 96. maddesinde “......ca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) ......un hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin ......dan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır.” denilmekle ......ca yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin esas ve usuller belirlenmiştir.
506 sayılı Kanunun "Yersiz ve yanlış ödemelerin tahsili"ni düzenleyen 121. maddesinde yersiz ödeme halinde iade yükümünün kapsamını belirleyen bir düzenleme bulunmadığı gibi, anılan Yasa içeriğinde konuyu düzenleyen başka bir düzenlemenin de yer almadığı görülmektedir. 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi ile 506 sayılı Yasada yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin kasıtlı kusurlu davranıştan veya ......un hatalı işleminden kaynaklanmasına bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir. Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin ......dan alacağı yoksa, geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür. 5510 sayılı Yasanın geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır.
Belirtilen nedenlerle; 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, ......un yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkelere göre, Mahkemece; davacının 19.11.2007 tarihinden itibaren aldığı yaşlılık aylıklarının iadesi gerektiğine ilişkin kabul kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, davacı faiz talebine ilişkin işlemin de iptalini istemiştir. Davacının dava dışı ......da 506 sayılı Kanun hükümleri uyarınca SGDP’ne tabi olarak çalıştığı, bu çalışmaların davalı ......a bildirilerek primlerinin yatırıldığı, her iki dosyanın ......a ait olduğu hususları da gözetilmek suretiyle, 19.11.2007-19.10.2009 tarihleri arasında almış olduğu yersiz yaşlılık aylıklarının faizine ilişkin iade borcunun kapsamı, 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmü uyarınca belirlenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy