........
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünülüp aşağıdaki karar tespit tes
Davacı, 30.08.1999–2009/Mayıs tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 30.08.1999–30.04.2009 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Davanın yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir.
506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Davada somutlaşan olayda, davacının davalı işyerinden verilen herhangi bir işe giriş bildirgesinin ve Kuruma bildirilen hizmetlerinin bulunmadığı, mobilya satışı–tamiri– döşeme işleri üzerine kurulu işyerinin 01.02.1995 tarihinden itibaren Kanun kapsamında olduğu, dönem bordolarına göre ağırlıklı olarak işyerinde bir işçinin çalıştığının anlaşıldığı ve bordrolarda davacının isminin bulunmadığı, ./...
-2-
11.09.2000 tarihli yoklama fişinde, işverenin mobilya satışı ile mobilya tamiri ve döşeme işlerini yanında çalışan sigortalı işçisi ile birlikte yürüteceği belirtilmekle birlikte, bu işçinin kimlik bilgilerinin yoklama fişinde yer almadığı,.......alınan 25.10.2011 tarihli yazı cevabında; işverenin tarh dosyasında 11.09.2000–02.03.2006 tarihleri arasında işçi çalıştırdığına ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığının, 03.03.2006 tarihinde yoklama memurları tarafından yapılan, işveren ve davacının da hazır bulunduğu kontrolde, davacının 16.01.2006 tarihinden itibaren davalıya ait işyerinde asgari ücret ile çalıştığının tespit edildiğinin belirtildiği, davacının 16.01.2004–17.03.2011 tarihleri arasında yeşil kart kullandığı, komşu işyeri tanıkları ile muhtarın; davacının 1999 yaz aylarından, 2009 yılı yaz başlarına kadar davalıya ait işyerinde çalıştığını, davalı–bordro tanıklarından ......... davacının vergi iadesi olarak adlandırılan belgeleri doldurduğunu, belli bir yeri olsun diye davalıya ait işyerini kullandığını, geçimini sağlamak için başka işlerde yaptığını ve sürekli bir işi olmadığını, davalı–bordro tanıklarından ...'nın ise; davacının başka işler yaptığını belirtmekle birlikte, davalıya ait işyerinde de zaman zaman ayda bir kez imal edilen mobilyaların arabalara yüklenmesi işinde hamal olarak çalıştığını beyan ettikleri görülmüştür.
Re'sen araştırma ilkesi uyarınca, Mahkemece; dönem bordrolarına göre davalı işyerinden ağırlıklı olarak bir işçinin bildiriminin yapıldığı anlaşılmakla, davalı işyerinin mobilya satışı, tamiri ve döşeme işleri üzerine kurulu olduğu da gözetilmek suretiyle, ihtilaf konusu dönemde işyerinde bu işlerin kim tarafından, ne şekilde yapıldığı araştırılarak, işyerinde birden fazla işçinin çalışması gereğinin bulunup bulunmadığı hususları değerlendirilmeli; ilgili ticaret odasından kapasite raporu sorulmalı; kapasite, üretim adedi, ciro, elektrik, su tüketimi ve makine parkına göre işyerinde çalışması gereken sigortalı sayısı gerektiğinde, mobilya işlerinde uzman mühendis, mali müşavir ve hukukçudan oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınarak belirlenmeli; 11.09.2000 tarihli yoklama fişinde işveren ile birlikte çalıştığı belirtilen işçinin kim olduğu araştırılmalı; davacının 16.01.2006 tarihinden itibaren davalıya ait işyerinde çalıştığına ilişkin yoklama memurları tarafından yapılan 03.03.2006 tarihli tespite ilişkin kayıtlar getirtilmeli; 16.01.2004–17.03.2011 tarihleri arasında yeşil kart kullandığının anlaşılması karşısında, yeşil kart başvurularına ilişkin dilekçeleri ile yeşil karttan yararlandığı dönem boyunca herhangi bir işyerinde çalışıp çalışmadığının tespitine yönelik ilgili makamlarca yapılan araştırmalara ilişkin belgeler getirtilmeli; Kurum tarafından eldeki davanın açılmasından önce veya sonra bu işyerinde yapılmış denetimler olup olmadığı, çalışan sayısının tam olarak tespit edilip edilmediği araştırılmalı; çalışma iddiasına ilişkin tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, ihtilaf konusu dönemde davacının başka işyerlerinde çalıştığının belirtilmesi karşısında, gerektiğinde bu işyerleri tespit edilerek, tanık beyanlarının inandırıcılığı üzerinde özellikle durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre ../...
-3-
isticvap olunmalı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli; varsa, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyası celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenilen tanık anlatımları ile iş bu davada bilgi ve görgülerine başvurulan tanık beyanları karşılaştırılarak varsa çelişkiler giderilmeli; böylelikle; davacının fiili çalışmalarının varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, kesintili mi, sürekli mi olduğu hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenerek, toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre davaya konu talep hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...'a iadesine, 27.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
........
Full & Egal Universal Law Academy