.........
Dava, Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve Kuruma borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı,....... işyerinde geçen hizmetlerinin gerçek olduğunun tespiti ile bu hizmetlerinin gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle, kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasını ve aylıkların baştan itibaren kesilmesi nedeniyle tahakkuk ettirilen miktar borcun olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda hizmetlerin gerçek olmadığının tespiti ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu somut uyuşmazlıkta; bir kısım işyerlerinin faaliyeti olmamasına rağmen faaliyeti varmış gibi gösterilip, bu işyerlerinden Kuruma sigortalı bildiriminde bulunulduğu, sigortalı olması sağlanan kişilerden, bunun karşılığında ücret alındığı ve böylece yasa kapsamında sağlanan haklardan yararlanmalarının sağlandığı, bunun karşılığında da, Kuruma herhangi bir prim ödemesinin gerçekleşmediği,kontrol memuru tarafından yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 15.03.2011 tarih ve 2011-90 sayılı raporda.... isimli işyerinin 2003/1 - 2008/12 ayları arasında gayri faal olduğu,vergi dairesine herhangi bir beyanname vermediği, vergi dairesi tarafından 31.12.2008 re'sen terk işlemi yapıldığı,mezkur adrese gidildiğinde herhangi bir işyeri, tabela, faaliyet görülmediği, çevre soruşturmasında bu adreste hiçbir zaman işyeri bulunmadığının tespit edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
./..
-2-
Davacı adına bu şirketten bildirilen hizmet sürelerinin iptal edildiği, davacıya bu işyerinden yapılan bildirimler dahil 5000 gün prim ödemesi üzerinden yaşlılık aylığının, iptal edilen hizmet süreleri nedeniyle başlangıçtan itibaren kesilerek, 01.03.2004-23.09.2011 arasında ödenen 51.813,68-TL’nin borç kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Kontol memurunun yaptığı belirlemeler doğrultusunda, işyerinin gerçekten faaliyetinin olup olmadığının tespit edilmesi için; Kuruma verilen bordrolarda ismi geçen diğer çalışanlarının beyanları alınarak işyerinin faaliyet alanı ve süresi konusu ile birlikte davacının gerçekten işyerinde çalışıp çalışmadığı hususları hiçbir tereddüde neden olmayacak şekilde açıklığa kavuşturulduktan, şirkete ait ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan ve açıldığı bildirilen ceza soruşturmasının, gerekirse, sonucu beklendikten sonra, ortaya çıkacak maddi olgulara göre karar verilmesi gereğinin gözetilmemiş olması, doğru değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.......
Full & Egal Universal Law Academy