.......
Dava, icra takibine dayanak mahkeme kararının bozulması nedeniyle yersiz olarak ödenen 6.600 TL nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve .......tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamına göre, iş kazası nedeniyle Kurum tarafından davacı aleyhine açılan rücuen tazminat davasında....... 5.481.420.431 TL'nin tahsiline ilişkin verilen 12.05.2004 tarih ve 2001/618 esas ve 2004/470 karar henüz kesinleşmeden, 30.6.2004 tarihinde .....sas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takip konusu borca ilişkin olarak 25.10.2004 – 28.10.2004-17.112004-06.12.2004-10.12.2004-15.12.2004 ve 25.01.2005 tarihlerinde davacı tarafından icra dosyası hesabına gönderilmek üzere 4.818.00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Daha sonra takibe dayanak kararın Dairemizce bozulması üzerine, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda mahkemesince, toplam 377.63 TL nin tahsiline karar verildiği ve bu kararın Dairemizin 09.03.2010 tarih ve 2008/16426 esas ve 2010/3345 esas ve karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davada; davalı Kuruma mahkeme kararına dayanılarak yapılan icra takibi üzerine ödenen paranın, ilamın bozulması nedeniyle ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi talep edilmekte olup, mahkemesince, fazladan ödenen paranın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
İ.İ.K.nun 40/2.maddesi uyarınca; bir ilam hükmü icra edildikten sonra bozulupda aleyhine icra yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesinleşen hükümle sabit olursa ayrıca bir karara gerek kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur. Bu düzenleme karşısında, asıl alacak yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerekir.
./..
-2-
Öte yandan, davacı aynı zamanda faiz alacağının da tahsilini talep etmekte olup, dava tarihine kadar işlemiş faiz talebi yönünden davacının hukuki yararı vardır. Faiz isteminin, B.K.61.maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak, dava edilmesi ve istenmesi mümkün olduğundan, dava tarihine kadar işleyen faiz alacağına hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve Yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O hâlde,davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
........
Full & Egal Universal Law Academy