.....
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle, davacının 1995/2 dönemine ait işveren tarafından kuruma verilen 4 aylık bordroda yazılı hizmet süresinin kurum kayıtlarına işlenmesi talebinin vazgeçme sebebi ile reddine, davalı kuruma 522422.34 sicil sayılı işyerinden verilen bildirimlerden, 1988 ve 1989 yıllarında ve 1990/1. döneminde .......olarak bildirilen çalışmaların, davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davanın, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, ancak, geçiş hükümlerini içeren aynı yasanın Geçici 7. maddesi gereğince mülga 506 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, 506 sayılı Yasanın 6. maddesi gereği sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Dolayısıyla, sosyal güvenlik hakkından Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307 inci maddesi kapsamında feragat olanaksızdır ve açılan sigortalılığın ve sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davadan da vazgeçilemez. Çünkü bu tür davalarda kamu düzeni ilkesi geçerlidir ve davalı işveren yanında ayrıca mecburi dava arkadaşı olarak Kurum da bulunmaktadır.Davacı ancak, anılan Kanunun 123 üncü maddesinde düzenlenen hakkını kullanabilir ve ileride yeniden dava açabilme hakkını saklı tutarak, davalının rızası ile davanın takibinden vazgeçebilir veya Kanunun 150 inci maddesi hükmü gereğince davayı takip etmeyerek yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılması ve giderek davanın açılmamış sayılması sonucunu elde edebilir.
Eldeki davada ise, davacının yargılama sırasındaki beyanı dikkate alınarak, 1995 yılının 2. Dönemindeki hizmetlerinin tespiti isteminden vazgeçtiği gerekçesiyle mahkemece bu dönem bakımından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
./..
-2-
2-Mahkemelerce verilen hükümlerin, Hukuk Muhakemeleri Yasasının 294 ve 297. maddelerinde tanımlanan unsurları taşıması ve “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi…” yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınması gerekli olup, Mahkemece verilen hükümde, davacının talebine konu 1991 yılı 1. Dönem yerine, maddi hataya dayalı olarak, 1990 yılı 1. dönemindeki çalışmaların tespit edilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2006 gün ve 2006/1-163 Esas, 2006/76 sayılı kararında da belirtildiği üzere davada, davacının daralan talebine göre yargılama giderlerinin sadec...... alınmak yerine Dahili davalı ...’tan tahsiline karar verilmesi de, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, temyiz edenin sıfatına göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ :
1-Hüküm fıkrasının 1’inci bendinin tamamen silinerek, yerine; “1-Davacının 1995 Yılı 2. Dönemi bakımından vaki tespit talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına;
2-Hüküm fıkrasının tespit dönemleri ile ilgili 2. bendinde yer alan “1990/1” rakamlarının silinerek, yerine, 1991/1 rakamlarının yazılmasına,
3-Hüküm fıkrasının harçlar ile ilgili olan 3’üncü bendinde yer alan, “davacıdan” ibaresinin silinerek, yerine, “davalı ... Yönetiminden” ibaresinin yazılmasına,
4-Hüküm fıkrasının yargılama giderleri ile ilgili olan 4’üncü bendinde yer alan “Davalı ...’dan” ibaresinin hükümden çıkartılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......