Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Davacı, trafik kazası sonucu yaralanan sigortalıya yapılan sağlık yardımının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 17.07.2002 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan Bağ-Kur sigortalısına yapılan sağlık yardımlarının, araç maliki ve olay sırasında aracı kullanan kişi olan ... mirasçılarından rücuan ödetilmesi istemine ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 63 ve 70. maddeleridir. anılan Yasanın 70/2. maddesinde, bu Kanuna dayanılarak Kurumca açılacak rücu davalarının 10 yıllık zamanaşımına tabî olduğu öngörülmüştür. 1479 sayılı Yasanın 70. maddesi, özel hüküm niteliğini taşıdığından, genel hükümlere göre uygulama önceliği bulunmaktadır. Bu bakımdan zamanaşımı konusunda genel hükümlerin uygulama olanağı yoktur. Davaya konu zararlandırıcı sigorta olayı 17.07.2002 tarihinde meydana gelirken, yapılan yardımların ödeme tarihinin 08.09.2003 olması, ceza davasının 09.03.2009 yılında kesinleşmesi ve davanın 17.07.2009 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında, anılan Yasa’da belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahsedilemez.
Şu halde, davanın esasına girilerek, tüm deliller toplanıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy