.....
Dava, davacı-karşı davalının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesi ile kesilen aylıklarının faizi ile birlikte tahsili ve kuruma borçlu olmadığının tespiti, karşı dava ise davalıya aynı nedenle yersiz olarak ödenen aylıkların istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece,asıl davanın reddine,karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün,davacı-karşı davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlığını taşıyan 56. maddesinin ikinci (son) fıkrasında düzenlenen “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesi olup, bu madde içeriğinde sadece fiilen birlikte yaşama kıstası getirilmiş ve hiçbir şekilde muvazaalı boşanma ibaresine yer verilmemiş iken, Mahkemece kararın gerekçesinde davacı-karşı davalının boşanmalarının muvazaaya dayandığına dair kabul isabetsiz olup, davanın yasal dayanağına aykırılık teşkil etmiştir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesindeki atıf gözetilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün, gerekçesinde yer alan “ve bu boşanmanın muvazaalı olduğu” ibaresinin silinmesine ve gerekçenin de bu biçimde düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....