.....
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada davacı şirket, 2010 yılı 12. ay ile 2011 yılının 9.ayı arasındaki davalı Kurumca tahakkuk ettirilen prim borcu nedeniyle ödeme emirlerinin iptali gerektiğini, zira prim borçlarının kendisine ait olmadığını, rödovans sahası içerisinde kendisi ile sözleşme yapan ....'ne ait olduğunu belirterek ödeme emirlerinin iptalini istemiştir.
Mahkemece davacının maden sahasının sahibi olması ve bu nedenle asıl işveren olmayacağı ve prim borçlarından sorumlu olmaması gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki Davada öncelikle halledilmesi gereken sorun; .... ile davacı şirket arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin, bir başka ifade ile, asıl işveren-alt işveren(taşeron) ilişkisi olup-olmadığının saptanmasıdır.
506 sayılı Kanunun 87. maddesi hükmüne göre aracı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran üçüncü kişidir.
Asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı için öncelikle işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına sahip olması, asıl işyeri, ya da, işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
./..
-2-
İşin belirli bir bölümünde değil de, tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise asıl işverenden istenilen işin, asıl iş ya da işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.
Mahkemece yapılacak iş, her ne kadar ödeme emrine konu prim borçlarının davacı şirket adına kayıtlı işyerinden doğduğu anlaşılmış ise de, dosya arasında bulunan, 31.07.2008 tarihli dava dışı .... Tarafından davalı Kuruma hitaben yapılan bildirim ile rödovans alarak 01.08.2008 tarihinden itibaren işçi çalıştırmaya başlayacağını bildirmesi ve aynı şekilde, aynı tarihli ve bu kez davacı şirket tarafından yapılan diğer bir bildirim ile de davadışı ....'ne rödovans vererek çalıştıracağı ve bu şirkete gerekli sicil numarasının verilmesinin istenmesi karşısında, dava dışı...... bu istemler gereği işyeri sicil numarası verilip verilmediği araştırılmalı, davacı şirketin, rödovans sahası içerisinde işçi çalıştırıp çalıştırmadığı, dava dışı şirketin rödovans sahası içerisinde kendine ait iş makineleri ile çalışıp çalışmadığı araştırılarak, prim borcuna dayanak dönem bordrolarında çalışma bildirimleri yapılanların da beyanları alınmak suretiyle gerçekte ödeme emrine konu prim borçlarının hangi şirkete ait olduğu açıkça belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....