Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, 18.05.2005-11.02.2011 tarihleri arası dönemde, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma nedeniyle kurumca kabul edilen sigortalılığın iptaline, karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; davacının kurumca iptal edilen 04.10.2005-17.04.2008 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında gerçekleşen hizmetlerinin geçerli olduğunun bu süreye ilişkin kurumca verilen iptal işleminin iptaline, fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının, 26.11.1991 tarihinde ilk kez başlayan 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalığı devam ederken davalı Kurumca yapılan kontrol sonrası 14.01.2011 tarihli kontrol tutanağına istinaden vergi kaydı da dikkate alınarak 01.09.2005-21.02.2011 tarihleri arasında kendi nam ve hesabına çalıştığı gerekçesiyle 506 sayılı Yasa kapsamındaki (5510 sayılı Yasanın 4/1-a bendi) çalışmaların iptali ile 01.10.2008 tarihinden sonraki dönem bakımından da 5510 sayılı Yasanın 4/1-b sigortalısı olarak tescil işlemine karşı aslen bu tarihlerde sürekli olarak hizmet akdiyle çalışmaları olduğunun ve bu sigortalılığının geçerli olduğunun tespitini istemiştir.
Bu durumda, taraflar arasındaki uyuşmazlık; 2 farklı nitelikte sigortalılığın söz konusu olduğu, 01.09.2005-21.02.2011 tarihleri arasında hangi sigortalılığa geçerlilik tanınacağına ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 04.10.2005-17.04.2008 tarihleri arasındaki sürelerde davacının 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarına üstünlük tanınması yerinde ise de; 01.10.2008 tarihinden sonraki dönem bakımından davacının 5510 sayılı Yasanın 4/1-b bendi kapsamında sigortalı sayılması isabetli görülmemiştir.
5510 sayılı Kanunun, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve sigortalılık hallerinin birleşmesini düzenleyen 53 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, “Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır.” düzenlemesine yer verilmiş iken; 53 üncü maddenin birinci fıkrası, 6111 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi ile değiştirilerek, “Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır.” Şeklinde düzenlenmiştir. 6111 sayılı Kanunun yürürlük tarihlerini düzenleyen 125 inci maddesinin (b) bendinde, 33 üncü maddenin, 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımını takip eden ayın birinci gününde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
Her Kanunun, yürürlükte olduğu dönemdeki uyuşmazlıklara uygulanacağı gözetildiğinde; taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan dönemde yürürlükte olan 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki değiştirilen yasal düzenlemenin somut olayda uygulanma yeri bulunmadığı gibi; Kanun koyucu, bu yönde tartışmaya yer vermeyerek, Resmi Gazetenin yayınlandığı 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 6111 sayılı Kanunun 52 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 33 üncü maddesinde, Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişikliklerin, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağını açıkça belirtmiş olup; buna göre, uyuşmazlık konusu dönem için Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilk halindeki düzenlemenin uygulanması gerekir. Bu durumda, davaya konu uyuşmazlıkta 01.10.2008 tarihinden sonraki dönemde de önce başlayan (5510 sayılı Yasanın 4/1-a bendi) sigortalılığına geçerlilik tanınması gerekecektir.
Mahkemece, yukarıdaki açıklamalar kapsamında, 01.10.2008 tarihinden sonraki süreler bakımından yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde irdeleme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
O halde, taraf avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.