.......
Dava, Kurum kayıtlarındaki isim/soyisim yanlışlıklarının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
05.09.2012 tarihinde hüküm tefhim edilen davalı Kurum avukatı tarafından 17.10.2012 tarihinde mahkemeye sunulan dilekçe ile kararın temyiz incelemesinin istenildiği, bunun üzerine mahkemece 20.11.2012 tarihli ek karar ile süreaşımı nedeniyle istemin reddedildiği, anılan ek karar 21.11.2012 tarihinde kendisine tebliğ edilen davalı avukatı tarafından bu kez işbu ek karara karşı yasal süre içerisinde 27.11.2012 tarihinde temyiz yoluna başvurulduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği konuşulup düşünüldü.
1-) Hüküm, İş Mahkemesi sıfatıyla verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8. maddesine göre iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyizinin yapılması gerekir. Eldeki davada, her ne kadar karar 05.09.2012 tarihinde temyiz eden davalı avukatının yüzüne karşı tefhim edilmiş, temyizin ise 17.10.2012 tarihinde yapılmış olması karşısında, 01.06.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetildiğinde 8 günlük temyiz süresinin geçtiği görülmekte ise de; 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 321. maddesindeki, "... Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir." düzenlemesi gözetildiğinde, Karar tefhiminin, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması suretiyle yapılmadığı gibi, hüküm özeti yazdırılarak yapılan karar tefhiminde tutanağa geçirilen herhangi bir zorunlu hâl durumu olmadığı anlaşılmakla, anılan maddede gösterilen şekle açıkça aykırılığın olduğu ve böylece yöntemine uygun bir karar tefhiminden sözetmenin mümkün bulunmadığı belirgin olup; gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarih olan 19.10.2012 gününe göre davalı avukatının temyiz isteminin yasal süre içerisinde olduğu anlaşıldığından 20.11.2012 tarihli ek kararın BOZULMASINA;
./..
-2-
2-)Davalı Kurum avukatının işin esasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......
Full & Egal Universal Law Academy