......
Dava, 3201 sayılı Kanun gereğince yaşlılık aylığı bağlanan davacının yurda kesin dönüş şartını yerine getirmemesi sebebiyle aylığının kesilerek, yersiz ödendiği iddia edilen aylıkların istirdadına yönelik Kurum işleminin iptaline karar verilmesi; aksi takdirde davacının yurt dışında işsizlik ve hastalık yardımı almadığı dönemlerde yaşlılık aylığı alması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya içeriğine göre; 12.04.1970 – 26.07.1995 tarihleri arasındaki yurt dışı hizmetlerini 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanan davacıya, yurt içi çalışmalarıyla birlikte 01.12.1995 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış; bilahare celbedilen 19.10.2009 tarihli ...... belgesine göre, davacının 01.08.1969 tarihinden 31.12.2008 tarihine kadar yurt dışı çalışmaları bulunduğu, hastalık ve işsizlik yardımı aldığı gerekçesiyle, yaşlılık aylığı başlangıç itibarıyla iptal edilerek 05.11.1999 – 17.01.2010 tarihleri arasına ilişkin 65.135,38 TL yersiz aylık tahakkuk ettirilmiştir. Mahkemece, yurda kesin dönüş yapmadığını bilen davacının Kurumu yanıltması sebebiyle, Kurum işleminin yerinde olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Bilindiği gibi 3201 sayılı ........ Hakkında Kanun’un 3. maddesinde yer alan, borçlanma isteminde bulunabilmek için yurda kesin dönüş yapılması gereğini öngören düzenleme, Anayasa Mahkemesi’nin 12.12.2002 günlü, 2000/36 E. 2002/198 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş, 29.07.2003 tarihli 4958 sayılı Yasanın 56. maddesiyle de, 3201 sayılı Yasanın 3. maddesinde bu yönde gerekli düzenleme yapılmıştır. Sıralanan hukuksal çerçeve karşısında, yurt dışında bulunan .... vatandaşlarının borçlanabilmeleri için yurda kesin dönüş yapma koşulu ortadan kalkmış olmakla birlikte, 3201 sayılı Yasa gereğince borçlanan ..... vatandaşlarına yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için,
./..
-2-
a) Yurda kesin dönülmüş olması,
b) Tahakkuk ettirilen döviz borcunun tamamının ödenmiş olması,
c) Döviz borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması koşullarının hepsinin birlikte gerçekleşmesi gerektiğine ilişkin aynı Kanunun 6. maddesi hükümleri Anayasa Mahkemesince iptal edilmemiş olup ayaktadır.
Diğer taraftan, 3201 sayılı Yasanın 6. maddesinin (B) bendi hükümlerine göre, yurda kesin dönüş yapıp kendisine yaşlılık aylığı bağlanan sigortalı yurt dışında çalışmaya başlamış ise yaşlılık aylığı kesilir; yurda yeniden kesin dönüş yapanların aylıkları yeniden hesaplanarak ödenmeye devam olunur. Aylık bağlananlardan yurt dışına çıkanlar şayet çalışmamış iseler aylıklarının kesilemeyeceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Ne ki, yurtdışında işsizlik sigortasından yardım görenlerin fiilen çalışmışlar gibi değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin hukuksal gerçek de göz ardı edilmemelidir.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; davacının 3201 sayılı Kanun gereğince 12.04.1970 – 26.07.1995 tarihleri arasına ilişkin borçlanma işleminin geçerliliği karşısında, iptal edilen ilk aylığının yeniden bağlanabilmesi için 6. maddenin aradığı kesin dönüş koşulunun; 19.10.2009 tarihli TR 4 belgesine göre 31.12.2008 tarihinden sonra yurt dışı çalışmasının bulunmadığı, hastalık ve işsizlik yardımı almadığı gözetilerek değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 04.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
......
Full & Egal Universal Law Academy