........
Dava, 10.02.1998 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalılardan rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne, 1.270,03 TL’nin davalılar ...., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebinin reddine, diğer davalılar ..... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı, davalılardan ......avukatı ve ... Mirasçılarından ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Temyiz eden davalılar avukatlarının temyiz taleplerinin incelemesi sonucunda;
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun, katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2012 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427’nci maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.690,00 TL. olarak değiştirmiştir.
./..
-2-
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının saptanmasında alacağın tamamının gözetilmesi; tümü dava konusu yapılan bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427’nci maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda, mahkemece davalılar aleyhine kabul edilen 1270,03 TL’lik tutarın, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmış olup, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması miktar itibariyle mümkün değildir.
O halde, temyiz eden davalılar avukatlarının temyiz dilekçelerinin bu yönden miktar itibarıyla kesinlik nedeniyle reddine;
2-Davacı Kurum avukatının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan ....... ile ... 'dan alınmasına, 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.
........
Full & Egal Universal Law Academy