Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında mahkemece verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin ara karar temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dava dilekçesinde, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile cenaze yardımının tahsili ile, Kurum alacağının sürümcemede kalmaması amacıyla davalılara ait araçlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek... plakalı araçların trafik tescil kayıtlarına tedbir kararı konulduktan sonra bilahare 11.06.2012 günlü ara karar ile tedbir kararları kaldırılmıştır. Mahkemenin tedbir kararının kaldırılmasına dair ara kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 382/d maddesinde göre; ihtiyati tedbir, çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmış, 387. maddede ise (2) hafta içinde istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. Ancak, istinaf mahkemeleri henüz faaliyete geçmemiş, anılan Kanunun geçici 3. maddesi gereğince "Bölge adliye mahkemelerinin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı ilk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilerek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." düzenlemesi getirilmiştir.
Bu durumda, 1086 sayılı HUMK'nun 101 ve sonraki maddelerinde düzenlenen tedbir kararları, söz konusu Kanunun 427 vd. maddelerine göre temyiz yolu ile incelenemediğinden, mahkeme kararına yönelik davacı vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından temyiz talebinin REDDİNE, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy