Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2010/264-2012/631
Davacı, ödeme emrinin iptaline, olmadığı takdirde 5458 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadan yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiş iken, yargılama aşamasında ...... aylığından fuzulen yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davaya konu 17.11.2009 tarih ve 2007/33–34–35–36 takip numaralı ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği 02.12.2009 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 08.04.2010 tarihi itibariyle 6183 Sayılı Kanunun 58. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük sürenin geçtiği belirgin olduğu halde, mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu, davanın esasına girilerek, yazılı şekilde karar verilmiş olması, isabetsizdir.
Kabule göre de; Mahkemece, davacının ...... aylığından fuzulen yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte tahsiline ilişkin açılmış bir dava olmadığı halde, davacının yargılama aşamasındaki istemi dikkate alınarak, fuzulen ödenen 2.329,44 TL'nin yasal faizi ile davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesi yanlıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176. (HUMK. 83) ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ...... müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya istem sonucunun değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ......ı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ......, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ...... ile ikinci bir davanın açılması olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ...... ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy