Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, davalının yurt dışındaki çalışmalarının tespiti üzerine, davalıya fuzulen ödenen ölüm aylıklarının yasal faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davada somutlaşan olayda; 01.01.1986 – 03.05.2004 tarihleri arasında ...'da geçen çalışmaları nedeniyle 01.01.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davalının, 01.04.2000 tarihinden itibaren .... sigortalısı babası üzerinden ölüm aylığı aldığının anlaşılması üzerine, davacı Kurumca gerçekleştirilen 03.11.2010 tarih ve 423834 sayılı işlemle 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun gereğince, 18.08.2003 tarihinden geçerli olmak üzere aylıkları kesilerek, 18.08.2003 – 17.03.2010 tarihleri arasında fuzulen ödenen 33.790,20 TL'nin tahsilinin talep edildiği, Mahkemece, yurt dışında geçen çalışmaları nedeniyle, davalıya 2005 yılında aylık bağlandığı belirtilerek, 5510 sayılı Kanunun 34/I-b bendi gereğince ölüm aylığı bağlanması şartları gerçekleşmediğinden bahisle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 68/I-C-a maddesinde, aylık bağlanma koşulları yönünden “sosyal sigortaya, ... sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarına” aylık bağlanması olanağı öngörürken; aynı maddenin VI bendi kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilmesi nedeni olarak “çalışma ve evlenme” halini kabul etmekteydi. Söz konusu VI numaralı bende 4958 sayılı Kanunun 06.08.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 35. maddesiyle “buralardan gelir veya aylık almaya” ibaresi eklenerek, böylelikle, “Sosyal Sigortadan, ... Sandıklarından aylık veya gelir almaya başlama” olgusu, hak sahibi kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilme nedeni olarak benimsenmiştir.
Bu yasal çerçevede; davalıya kendi çalışmalarından dolayı aylık bağlandığı 01.01.2005 tarihinden itibaren bağlanan ölüm aylıklarının istirdadının mümkün olması karşısında, bu yöndeki mahkeme kabulü isabetli ise de, 18.08.2003 tarihinden, yaşlılık aylığının bağlandığı 01.01.2005 tarihine kadar olan dönemde, davalının kendi çalışmalarından dolayı aylık almaması nedeniyle, bu dönemde bağlanan ölüm aylıklarının istirdadının mümkün olmadığı anlaşılmakla, ihtilaf konusu 18.08.2003 – 01.01.2005 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalıya iadesine, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy