Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. Maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
Kısa kararda davanın kabulüne karar verildiği, gerekçeli kararın gerekçe kısmında “davalı ... hakkında açılan davanın reddi kanaatine varılmış olmakla birlikte kısa karar yazılırken ... hakkındaki dava nedeniyle zuhulen hüküm kurulamamış” olduğundan bahsedilerek hüküm fıkrasında “Davacının yerinde görülen davasının KABULÜ İLE, 1- 71.572,56 TL ilk peşin değerli gelirin onay tarihi olan 21.11.2008 tarihinden itibaren, 2.889,99 TL tedavi giderinin sarf tarihinden itibaren, 455,83 TL geçici işgöremezliğin 644,63 TL'sinin 15.02.2008 tarihinden, 465,09 TL'sinin 11.03.2008 tarihinden itibaren, 346,11 TL'sinin 06.08.2008 tarihinden,
İşleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı taraftan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine,
Davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,
2-Alınması gereken 4.509,55 TL peşin harcın davalı ... Makina Şirketinden alınarak hazineye irad kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarife gereğince 7.943,47 TL ücreti vekaletin ... Makina Şirketinden alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 3 davetiye gideri 15,00 TL, 2 bilirkişi ücreti 1.050,00 TL olmak üzere toplam 1.065,00 TL yargılama giderinin ... Makina Şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, ” karar verildiği, son oturumda tefhim edilen kısa kararın gerekçeli karara aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Öte yandan, konuyla ilgili 10.4.1992 günlü ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair hususlar incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 12.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy