Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava ve birleştirme kararı verilen dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, gider avansının süresinde yatırılmaması nedeniyle HMK’nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacıların avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, 06.10.2011 tarihli, davacı tarafa gider avansını yatırması için kesin süre ihtarını ve ayrıntılı gider avansı miktarını içeren duruşma zaptının vekile tefhim edildiği, davacı tarafça gider avansının 21.10.2011 tarihinde verilen 2 haftalık kesin süre sona erdikten sonra yatırıldığı anlaşılmaktadır.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nın 120. maddesine göre, davacı yargılama harçlarıyla her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak Gider Avansı Tarifesinden belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Anılan maddeye göre gider avansının dava açılırken ödenmesi zorunludur.
Eldeki dava, HMK.nın yürürlük tarihinden önce 22.10.2008 tarihinde açılmıştır. Kanunun yürürlüğe girme tarihinden önce dava açıldığına ve duruşmalara başlandığına göre dava açılma aşamasının tamamlandığının kabulü gerekir. Hukuk Genel Kurulunun 12.12.2012 tarih 2012/9-1202-1218 sayılı kararında da belirtildiği üzere, “Bu durumda; gerek 6100 sayılı HMK'nın 120. maddesi, gerekse; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 45. maddesindeki düzenlemelere göre; tarifede sayılan gider avanslarının dava dilekçesi ile davanın açılması sırasında mahkeme veznesine yatırılması gereken gider olması nedeni ile, dilekçeler aşamasının tamamlanmış bulunması ve HMK’nın 448. maddesinin açık hükmü karşısında, dava dilekçesinde dayanılan delillerin toplanması açısından davacı yönünden HMK’nın 120. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle; 1086 sayılı HUMK'un yürürlükte olduğu 01.10.2011 tarihinden önceki dönemde açılan bu dava için yapılacak masraflar nedeniyle istenilecek giderlerin delil avansı kabul edilip, HMK’nın 324. maddesi uygulanmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekir. Kaldı ki, her ne kadar HMK.nın 120/1. maddesinde gider avansının verilen kesin süre içinde
mahkeme veznesine yatırılma zorunluluğu bulunsa da, davacılar tarafından süresinden sonra, ancak duruşma gününden önce gider avansının yatırılması nedeniyle, davacının celse talikine sebebiyet vermediği anlaşıldığından, HMK.nın 115/3. maddesi gereğince başlangıçtaki dava şartı noksanlığının giderildiği açıktır. Yasa koyucunun temel amacı, eksik kalan giderin yatırılmasını ve davaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3.maddesi hükmüne göre makul sürede sonuçlandırılmasını sağlamaktır.
Somut olayda, celse talikine uğramadan istenen avans ödenmiştir. Davanın uzamasının engellenmesi davaların ucuz, basit ve çabuk sonuçlandırılması prensibi de kabul edilerek yatırılan avansa göre, kesin sürenin amacına da ulaştığı belirlendiğinden, toplanacak delillere göre davanın sonuçlandırılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacıların avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 11.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy