Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, yersiz ödenen sağlık yardımlarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, dava dışı ... adına işlem gören 1014716 sicil sayılı işyerinde yapılan teftiş sonucu hazırlanan müfettiş raporuna istinaden davalının, fiili çalışmaları olmadığı halde gerçeğe aykırı sigortalı gösterildiğinden bahisle yersiz yapılan sağlık yardımlarının tahsilini talep etmiş olup; Mahkemece davalının iptal edilen 21.08.2009-03.01.2010 tarihleri arasındaki sigortalılığı nedeniyle kendisine ve hak sahiplerine yersiz yapılan sağlık yardımlarının tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve çalışmaya başlanması ile edinilir. Sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Fiili çalışma saptanmadıkça, sadece hizmet akdine dayanılması halinde sigortalılık söz konusu olamaz. Baskın olan bilimsel ve yargısal görüşlere göre, iş sözleşmesinin ayırt edici ve belirleyici özelliği, “zaman” ile “bağımlılık” unsurlarıdır. Zaman unsuru, çalışanın iş gücünü belirli veya belirsiz bir süre içinde işveren veya vekilinin buyruğunda bulundurmasını kapsamaktadır ve anılan sürede buyruk ve denetim altında (bağımlılık) edim yerine getirilmektedir. Bağımlılık ise, her an ve durumda çalışanı denetleme veya buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte bir bağımlılıktır. İş sözleşmesinde çalışan, emeğini iş sahibinin emrine hazır bulundurmaktadır ve ücret, yapılan faaliyetin karşılığı olarak ödenmektedir.
Somut olayda; davalının sicil dosyası incelendiğinde, çay ocağı işletmeciliğinden dolayı vergi mükellefiyetine istinaden 01.10.2008 - 31.12.2009 dönemi 5510 sayılı Yasanın 4/b kapsamında sigortalılığı bulunduğu, birikmiş prim borcunu ise 15.07.2011 tarihinde ödediği, dava dışı ... ait fırın işletmesi işyerinden ise 21.08.2009-03.01.2010 dönemi 134 gün olarak bildirilen hizmet süresinin bulunduğu anlaşılmaktadır. 03.03.2010 tarih 2010/SG 49 sayılı müfettiş raporunda, anılan işyerinde fiilen çalışan birkaç sigortalı dışında diğer kişilerin yapılan sigorta bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmadığından ve dolayısıyla sigortalı olma niteliği taşımadıkları tespit edildiğinden 01.12.2008-31.01.2010 dönemine ilişkin bildirilen hizmetlerin iptal edilmesi gerektiğine yönelik kanaat bildirilmiştir. Açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde Mahkemece; davalının, Kurum kayıtlarında halen geçerli görünen fırın işyerinden bildirilen hizmet süresinin müfettiş raporuna istinaden iptal edilip edilmediği, dayanak belgeleri celp edilip araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.