Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davalı AŞ'e ait işyerlerinde 25.7.2002 tarihinden itibaren sürekli çalıştığı halde Kuruma eksik bildirlen günlerin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hizmet sözleşmeleri ve işe giriş bildirgeleri gözetilerek çalışmanın sezonluk olduğu kabul edilmiş ve bu nedenle bildirilenler dışında çalışması bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de bu kararın eksik inceleme ve araştırmayı dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir.
506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, mahkemece, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri de esas alınmak suretiyle kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı özel bir duyarlılık ve özenle ortaya konulmalıdır.
Dosya kapsamına göre; davalı işveren tarafından 6 adet işe giriş bildirgesi verildiği 25.7.2002 tarihinden itibaren 17.12.2005 tarihine kadar kısmi çalışma bildirimi yapıldığı anlaşılmaktadır.İşe giriş bildirgeleri üzerinde imza incelemesi yapılmış, bir kısmının davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
Öncelikle davacı isticvap edilerek, davalı işyerinde hangi sürede çalıştığı ve talep sonucunun tam olarak hangi sürelere ilişkin olduğu ve bu işyerinde hangi işi yaptığı konusunda beyanı alınmalıdır.
Dosya kapsamında dinlenilen davacı tanıkları davacının tüm yıl boyunca çalıştığını beyan etmişler ise de aynı konuda dinlenilen davalı tanıkları ise parke taşı imal edilen işyerinin sezonluk bir işyeri olduğunu beyan ettikleri görülmüştür.Davacının açtığı işçilik alacakları davası olup olmadığı araştırılmalı, o davada dinlenilen tanık beyanları irdelenmeli, dönem bordro çalışanlarının ve zabıta marifetiyle tespit edilen komşu işyeri çalışan va işverenlerinin Mahkemece re'sen seçilenlerinin tanık sıfatıyla çalışmaya ilişkin bilgi ve görgüleri alınmalı ve çalışmanın süresi ve sezonluk olup olmadığı tespit edilmelidir.
Yukarıda belirtildiği üzere araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekildi karar verilmesi usul ve Yasaya aykırı olup bozmayı gerktirir.
O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy