Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan Orman Genel Müdürlüğü'ne bağlı ... Orman İşletme Müdürlüğü bünyesinde 15.02.1994 tarihinden itibaren 195 gün süre ile; ağaç dikimi, fidanlama ve çevre temizliği ile benzeri işlerde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanunun 79. maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır.
506 sayılı Kanunun 3. maddesinde tarım işlerinde çalışanların sigortalı sayılmayacakları düzenlenmiş ise de; anılan maddenin I-A bendinin (a) alt bendinde açıkça “kamu sektörüne ait tarım ve orman işlerinde ücretle” çalışanların sigortalı sayılacağı açıkça belirtilmiştir
Davaya konu somut olayda; davalı Kurumda herhangi bir tescil kaydı bulunmadığı anlaşılan davacının, davalı işyerinden verilme 15.02.1994 tarihli işe giriş bildirgesinin bulunduğu, Kurumdan alınan cevabi yazıda, davacının 15.02.1994 tarihinde işe girdiğinin, ancak dönem bordrosunda ismine rastlanmadığının belirtildiği, bordro tanıklarının, davacıyı çalışmaları sırasında hiç görmediklerini, komşu işyeri tanığının, davacının çalışmaları konusunda herhangi bir bilgisinin bulunmadığını, davacı tanıklarının ise, davacı ile birlikte yevmiye karşılığı çalıştıklarını, çam dikmek için teras yaptıklarını, toprak kazıp, fidan diktiklerini, teras çalışması için metre karşılığı 10 ya da 50 kuruş ücret aldıklarını, fidan dikiminde ise
günlük yevmiye aldıklarını, çalışmalarının 1–2 ay ya da 3 ay kadar sürdüğünü, ücretlerinin kendilerine iş bulan ... veya Orman İşletme Müdürlüğü memurları tarafından verildiğini beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, uyuşmazlığa konu dönemde ücretle ve yılda 1 – 2 ay ya da 3 ay süreyle çalıştığı
./..
-2-
belirtilen davacının, iş bu davaya konu olan çalışmalarının, 506 sayılı Kanunun 3. maddesinin I-A bendinin (a) alt bendi kapsamında kaldığı ve aradaki ilişkinin hizmet akdine dayandığı belirgin olduğu halde, mahkemece, davacı ile işveren arasında bağımlılık unsuru bulunmadığı belirtilerek, yapılan işin istisna akdi kapsamında kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece, dava konusu işyerinin bir kamu kuruluşuna ait olması da dikkate alınarak, davalı işveren nezdinde bulunan çalışmaya ilişkin kayıt ve belgeler ile özellikle, talebe konu tüm dönemleri kapsayacak şekilde ücret ödeme bordrolarının ve dört aylık sigorta primleri dönem bordrolarının tamamı getirtilmeli, getirtilecek bordrolarının, Kuruma intikal edip etmediği, etmemiş ise, bunun nedenleri, kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince ve yeterince araştırılmalı; davalı işyeri nedeniyle yapılmış, varsa Kurum tespiti, tahkikat raporu, yerel denetim tutanakları gibi kayıt ve belgeler getirtilmeli; tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, bordrolarda isimlerinin bulunmadığı anlaşılan davacı tanıklarının ihtilaf konusu dönemde nerede çalıştıkları ve hangi işlerle uğraştıkları denetlenmeli; yine ihtilaf konusu dönemde şef, müdür gibi amir konumunda olanların beyanları alınmalı; davacının çalıştığını iddia ettiği ...Orman İşletme Müdürlüğü'nde ihtilaf konusu dönemde ağaç dikimi, fidanlama, teraslama, çevre temizliği ile benzeri işler yapılıp yapılmadığı araştırılmalı; böylece, bu konuda yeterli ve gerekli tüm araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy