Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesi; karşı dava ise itirazın iptali davasının reddi ile sigortalılığın tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davada, somutlaşan olayda; davacı Kurumun, davalının 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı 17.6.2002 tarihinde sona ermesine karşılık, 21.5.2007 ile 31.10.2009 döneminde haksız yere sağlık yardımı aldığından bahisle, meydana gelen Kurum zararının ödenmesi için başlatılan takibe, vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açtığı; davalı-karşı davacı tarafından ise, düzenli prim ödemelerinin varlığı dikkate alınarak, sağlık harcamalarının gerçekleştiği tarihte, isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespiti ile, itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, davalı-karşı davacının ödediği primlerin Kurum yazısı uyarınca 30.9.2008 tarihine kadar isteğe bağlı sigortalılık olarak kabul edildiği, Kurumun primleri tahsil etmesine rağmen, sigortalılık kaydının bulunmaması nedeniyle, sağlık yardımlarının yersiz ödendiğini ileri sürerek, geri istemesinin, iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı gerekçe kılınarak davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiş ise de, 6100 sayılı HMK nun 297. maddesinde, "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık ve şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir." hükmünün öngörülmesine rağmen, kararda davalı-karşı davacının isteğe bağlı sigortalı sayıldığı sürelerin açıkça gösterilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 1. fıkrasının silinerek, yerine, “Davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davalı-karşı davacı ...'ın Kurum tarafından kabul edilenler dışında 1.10.2008 ile son prim ödemesinin gerçekleştiği 30.9.2010 döneminin sonuna kadar isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine” ibaresinin yazılmasına, hükmün yargılama giderlerine ilişkin 5. fıkrasının tamamen silinerek, yerine, “karşı davanın kabulüne karar verildiğinden davalı- karşı davacının kendini vekille temsil ettirmesi nazara alınarak davalı-karşı davacı lehine 1200 TL maktu vekalet ücretinin takdiri ile davacı-karşı davalı Kurumdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy