Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının tespiti ve tahsis talep tarihi itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 09.10.1984-31.05.1986 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılığına ilişkin prim borcunu icra yoluyla ödediğini belirterek, zorunlu SSK sigortalılığı ile çakışmayan sürelerde 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılığının tespiti ile 2008 yılı 12. ayındaki tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini talep etmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının lokantacılık faaliyeti nedeniyle 09.10.1984 tarihi itibarıyla tescilinin yapıldığı, bilahare davalı Kurum'un zorunlu SSK kapsamındaki çalışmalar nedeniyle sigortalılığının 01.12.1984-28.01.1990, 31.08.1991-09.02.1991, 11.12.1992-14.01.1993, 16.02.1993-31.10.2008 tarihleri arasında belirlendiği, uyuşmazlığın davacının zorunlu SSK'lı olarak kısmi bildirimi yapılan dönemlerde 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalı olarak sayılıp sayılamayacağı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmişse de, verilen hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Davacının 09.10.1984-31.05.1986 dönemine ait prim borcu icra takibi neticesi ödediği anlaşıldığından, belirtilen dönemde zorunlu SSK'lı olmadığı dönemlerde 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun kabulüyle tahsis koşulunun buna göre değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme neticesi hüküm kurulması , usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç :Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 03.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy