Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, 16.12.2008 tarihinde meydana gelen işkazası sonucu vefat eden sigortalının haksahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğradığı zararın tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle; davalı avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun, İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu başlığını taşıyan 21. maddesindeki , "İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir..." düzenlemesi uyarınca davaya konu işkazası nedeniyle vefat eden sigortalının haksahiplerinin gerçek zararı bilirkişiye hesaplatılarak, haksahiplerine bağlanan ölüm gelirlerinin ilk peşin sermaye değeri ile karşılaştırılıp düşük olan miktar esas alınıp kusur uygulanmak suretiyle Kurumun tahsile hakkı olan miktar belirlenmelidir.
3-) Rücu davalarında faiz başlangıç tarihi gelirler yönünden onay, diğer giderler yönünden ise sarf ve tediye tarihleri olup, somut olayda davacı Kurum talebi sadece gelirlere ilişkin olduğundan, faiz başlangıç tarihinde onay tarihinin esas alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy