Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanaklarından olan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun "Kanundaki terimler" başlığını taşıyan 3'üncü maddesinde, bu Kanundaki kamu borçlusu veya borçlu teriminin, kamu alacağını ödemek zorunda olan gerçek ve tüzel kişileri ve bunların yasal temsilci veya mirasçılarını ve vergi yükümlülerine, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı kişi ve kurumlar temsilcilerini ifade ettiği belirtilmiş, "Ödeme emri" başlıklı 55'inci maddesinde, kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere, (7) gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gereğinin ödeme emri ile tebliğ olunacağı açıklanmış, "Ödeme emrine itiraz" başlığını taşıyan 58'inci maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren (7) gün içinde itirazda bulunabileceği bildirilmiş olup, "menfi tespit" niteliğindeki ödeme emrine itiraz/ödeme emrinin iptali davasının (7) günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması zorunludur.
Somut olayda; düzenlenen ödeme emirlerinde borçlu olarak Okul Müdürlüğü gösterilmiştir. 20.02.2006 tarihli kontrol memuru tarafından düzenlenen raporda ... ilişkin hususların yanında farklı nedenlerden dolayı da tespitlerin yapıldığı, ... Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine açtığı hizmet tespiti davasında, davanın kabulüne ilişkin kararın 21. Hukuk Dairesinin 2008/19013 esas ve 2009/16545 karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Değinilen 3'üncü madde düzenlemesi, gerek hizmet tespiti davasında husumetin işveren olarak Milli Eğitim Bakanlığı'na yöneltilmiş olması, gerekse kesinleşen söz konusu davaya ait mahkeme kararı karşısında işverenin anılan Bakanlık olması, Okul Müdürlüğünün tüzel kişiliğinin bulunmaması nedeniyle, sigorta prim ve ferilerine ilişkin kamu borçlusunun, sigortalının işvereni
konumundaki Milli Eğitim Bakanlığı olduğu, bu kapsamda Kurumca düzenlenen ödeme emrinin Bakanlık yerine Okul Müdürlüğüne gönderilerek tebliğ edilmesi işleminin yönteme aykırı olduğu belirgin bulunmakla, 6183 sayılı Kanunun 58'inci maddesinde yazılı (7) günlük hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği açıktır. Bu bakımdan, davanın yasal süresinde açıldığı benimsenerek, açıklanan hususlar dikkate alınarak elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın hak düşürücü süre nedeniyle, bir kısım takiplerde ise teftiş raporunun aksinin ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy