....
Dava, trafik-iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ile davalılar ...vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, yerinde görülmeyen davacı Kurum vekili ile davalı ... vekilinin tüm, davalı...... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı Kurum, trafık-iş kazası sonucu vefat eden sigortalıya bağlanan gelirlerin 506 sayılı Kanun'un 26'ncı maddesi uyarınca rücuan tahsiline karar verilmesini istemiş, Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalılardan sigorta şirketinin sorumluluğu aynı zamanda 2918 sayılı Kanun kapsamında poliçeye dayalı akdi bir sorumluluktur. Bu nedenle sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortaladığı aracın sürücüsü ile tespit edilmişse araç malikinin kusurlarıyla ve poliçe limitleriyle sınırlı biçimde zarardan sorumlu olduğu gibi, sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmelidir.
İlgililerce gerekli belgeler eklenerek 2918 sayılı Kanun'un 98, 99 ve 108'inci maddelerinde yazılı şekilde şirkete başvurulduğu halde 8 iş günü içerisinde ödeme yapılmamışsa 8 iş günlük sürenin sonunda temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Hiç başvurulmamış ya da gerekli belgeler eklenmeksizin başvurulmuş ise sigorta şirketinin temerrüdünden söz edilemez. Bu durumda faiz başlangıcının, şirkete karşı girişilen icra takip tarihi, ya da takibe girişilmeden dava açılmışsa dava tarihi olarak kabul edilmesi gerekir.Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş veya hiç müracaat edilmemişse, sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemez. Bu durumda faiz başlangıcının; sigorta şirketi aleyhine icra takibine girişilmişse takip tarihi, dava açılmışsa, dava tarihi olarak kabul ve tespiti gerekir.
./..
-2-
Dava konusu somut olayda; sigorta şirketinin temerrüdü tespit edilememesi nedeniyle, davalı ... şirketinin dava tarihi olan 25.05.2010 tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekirken, 30.03.2010 tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Davalı ... şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olarak yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken tazminatın tamamı üzerinden hesaplanan yargılama giderlerinden (harç, masraf, vekalet ücreti) sorumlu tutulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun'un 30'uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen geçici 3'üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438'inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün,
1-Birinci bendinde yer alan "(Davalı ... poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere)" ibaresi silinerek, yerine, "(Davalı ... dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere)" ibaresinin yazılmasına,
2- Yargılama giderlerine ilişkin ikinci ve üçüncü bentlerine ve vekalet ücretine ilişkin dördüncü bendine "( Davalı ... poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere)" cümlesinin ayrı ayrı eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy