Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 21.05.1987 ile 01.06.1992 tarihleri arasında zorunlu ... ... sigortalılık süresi ile 01.08.1992 ile 01.05.2011 tarihleri arasında ... ... sigortalılık süresi ve askerlik borçlanması da dahil edilerek ... ... sigortalılığı statüsünden dava tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde karar verilmesine yer olmadığına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanun’un 35 ve devamı maddeleri olup buna göre davacının yaşlılık aylığından faydalanabilmesi için yazılı talepte bulunması ve talepte bulunduğu tarih itibarîyle prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması gerekir. Bu şartların gerçekleşmesi hâlinde ise, aylığın yazılı istek ve ödeme tarihini takip eden aybaşından itibaren başlayacağı 37. maddenin açık hükmü gereğidir. Davada somutlaşan olayda; davacının 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının 21.05.1987 de tescil ile başladığı, 08.06.1992 de terk verildiği, vergi kaydı nedeniyle 05.12.1994 te yeniden başlayan sigortalılığının 31.12.1994 te sona erdiği; 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının ise 01.08.1992 de tescille başladığı, bu sigortalılığının 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı ile çakışması üzerine 04.12.1994 te terk verildiği, 01.01.1995 te tekrar başlatılan sigortalılığının 12.05.2011 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmıştır. Davacının 6111 sayılı Yasadan faydalanmak için müracaatı üzerine yapılandırılan prim borçlarının 11.5.2011 tarihinde Kurum hesabına yatırıldığı, davacının 12.05.2011 de ilk tahsis talebinde bulunduğu, Kurumun 17.01.2012 tarihli cevabı ile 1479 sayılı Yasaya tabi 05.12.1994 ile 31.12.1994 arası süreye ilişkin sigortalılığının 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı ile çakışması üzerine 9000 gün hizmet süresini tamamlamadığından tahsis talebinin reddedildiği, 05.10.2011 tarihli ikinci tahsis talebine istinaden 01.11.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı görülmüştür. Mahkemece, yargılama aşamasında yaşlılık aylığı bağlandığından, bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına; davacının en son prim borcunu 5.10.2011 tarihinde ödemiş olması nedeniyle dava tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması talebi yönünden ise davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının yapılandırma kapsamında kalan tüm prim borçlarını 11.5.2011 tarihinde ödediği gözetilerek, davacının tahsis talep tarihinin dava tarihi olarak değerlendirilmesi halinde; söz konusu tahsisle kabul edilen sigortalılık sürelerinin her bir sigortalılık için ayrı ayrı gösterilmesi ile, mahkemece, 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı nedeniyle ödenen primlerin hizmet çakışması sebebiyle 5.12.1994 ile 31.12.1994 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık hesabına aktarılıp aktarılmadığı, aktarıldığının anlaşılması halinde prim borcu çıkıp çıkmadığı, davacı tarafından son olarak 05.10.2011 de ödenen 700 TL prim borcunun neye karşılık olarak ödendiğinin tespiti ile, prim borcu bulunmadığının anlaşılması halinde istem gibi, aksi halde şimdiki gibi, karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy