... ... Kurumu Başkanlığı adına Av. ... ile 1-... adına Av. ... 2-... 3-... 4-... Çap 5-... 6-... Çap 7-... 8-... aralarındaki dava hakkında ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen 27.01.2011 günlü ve 2007/31 Esas 2011/24 Karar sayılı hükmün, davacı Kurum vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Gecikmeye ve yeni bir geri çevirmeye mahal verilmeksizin;
1- Davaya cevap dilekçesi veren ve gıyabi hüküm tebliğ edilen davalı ... vekili Av. ... ...'ın vekaletnamesi dosyada olmadığından, Av. ... ...'ın bulunduğu vekaletnamenin celbi ile eklenerek,
2- Hükmü temyiz eden davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinin verildiği sırada nispi harç yatırması gerekirken; nisbi harç yerine maktu harç yatırdığı, bu nedenle eksik harç yatırıldığı anlaşılmaktadır.
“Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 368. maddesi) ile ilgili 25.01.1985 gün ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hükmü gereğince, temyiz isteği, dilekçenin temyiz defterine kaydettirildiği tarihte yapılmış sayılır ve temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Temyiz harç ve giderlerinin eksik ödenmiş veya hiç ödenmemiş olduğunun sonradan anlaşılmış bulunması halinde, karar veren Hakim tarafından yedi günlük kesin süre tanınarak, bu süre içerisinde tamamlanması veya ödenmesi, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı temyiz edene yöntemince ve yazılı olarak bildirilir. Ancak temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekir.”
Davada ise, yukarıda sözü edilen yasa ve İçtihadı Birleştirme Kararı hükmüne aykırı olarak hükmü temyiz eden davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinin verildiği sırada ve yasal temyiz süresi içerisinde gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenmemiş bulunmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun anılan maddesinde öngörülen prosedür işletildikten, şayet temyiz dilekçesinin reddi yönüne gidilirse tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten sonra,
3- Temyiz eden davacı Kurum vekilinin, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmesi amacıyla, masraf yatırmayacaklarına ilişkin beyanlı dilekçesine rağmen, dosyada davacı Kuruma temyiz masraflarının yatırılması için çıkarılmış muhtıra bulunmadığı gibi, masraf yatırılmadığı için temyiz isteğinin reddine ilişkin ek karar da yoktur.
Mahkemece, varsa muhtıranın tebliğine ilişkin tebligat parçası ve temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın eklenerek, yoksa yukarıda sözü edilen yasa ve İçtihadı Birleştirme Kararı hükmüne göre gerekli prosedür işletilip şayet temyiz dilekçesinin reddi yönüne gidilirse, davacı Kurum vekiline tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten sonra,
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra, gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine, 05.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy