.......
Dava, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesi; karşı dava ise ölüm aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar-karşı davacılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Asıl dava, oda kaydındaki usulsüzlük nedeniyle yersiz bağlanan yaşlılık aylığının tahsiline yönelik olarak yapılan takibe vaki itirazın iptali davası, karşı dava ise ölüm aylığı bağlanması, birikmiş yaşlılık aylığının tahsili istemine ilişkindir.
1) Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Asıl dava itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup, davalılar 6111 sayılı Yasadan yararlanarak borcu taksitlendirip, kurum ile bu konuda mutabakata varıldığından mahkemece davanın konusuz kalmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, yeniden yapılandırılan borç nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddinde isabetsizlik görülmemiştir. Ancak, 6111 sayılı Kanun m.15 uyarınca, bu kanunun getirdiği yeniden yapılandırma olanaklarından yararlanmak isteyenlerin, açmış oldukları davalarından vazgeçmeleri şartı getirilmiş bulunmaktadır. Davalı da, bu kanun hükümleri gereği olarak itirazını geri çekmek zorunda kalmıştır. Belirtildiği üzere kanun gereği olarak davadan feragat edildiğinden, davacı aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesi, usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
./..
-2-
2) Karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyanın incelenmesinden; davalılar murisinin 07.08.1997 tarihinde 20.04.1982 tarihi itibarıyla tescilinin yapıldığı, tuhafiyecilik faaliyetinden dolayı 02.01.1961-31.12.1986 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu, Terziler odası kaydı tarihinin ise giriş bildirgesinde 02.01.1976 olarak belirtildiği, murise 01.10.1997 tarihli talebine istinaden 01.11.1997 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, murisin 2009 yılında vefat etmesinin ardından oda kaydının 22.08.1997-30.03.1998 tarihleri arasında olduğunun anlaşılması üzerine Kurumca 20.04.1982-31.12.1986 tarihleri arasında sigortalılığın kabul edildiği, 03.02.2010 tarihli ekstrede 202,28 TL fazla prim ödemesinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, murise ait Kurumca belirlenen 20.04.1982-31.12.1986 tarihleri arasında 4 yıl 8 ay 11 gün sigortalılık süresi nedeniyle ölüm aylığına hak kazanılamayacağı, murisin oda kaydı bulunan dönemde sicil kaydı bulunmadığından oda kaydının geçerli olmadığı ve murisin primlerini toplu olarak 22.09.1997 ve 1.10.1997 tarihinde ödemesi nedeniyle hizmet elde edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, verilen hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Öncelikle, murise ait yaşlılık aylığı iptal edilmiş olduğundan, murisin 22.08.1997-30.03.1998 tarihleri arasındaki oda kaydı bulunan dönemde kendi nam ve hesabına çalışması bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılmalı, prim ödemelerini aftan faydalanarak gerçekleştirip gerçekleştirmediği belirlenmeli, fazla prim ödemelerine karşılık gelen sigortalılık süresi kadar ve ilk prim ödemesini takip eden aybaşı başlangıca esas alınmak suretiyle, isteğe bağlı sigortalı sayılabileceği göz ardı edilmemeli ve sigortalılık süresi bu şekilde belirlendikten sonra ölüm aylığı koşulları değerlendirilmelidir.
Yukarıda belirtilen, hukuki ve fiili durumlar ışığında, Mahkemece eksik inceleme sonucu hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O hâlde, davalılar-karşı davacılar vekilinin bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.07.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi
.....