......
Dava, gayrı menkul satış sözleşmesinin 6183 sayılı Yasanın 24. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Mahkeme, yazılı gerekçelerle davanın esastan reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olayda; kuruma olan prim borçları nedeniyle davalı iş veren ... hakkında 6183 sayılı Yasaya göre 2012/39493 takip nolu dosya ile icra takibine geçildiği, 18.04.2012 tarihinde ödeme emri tebliği üzerine de davalı iş verenin, 123 ada 1 parsel nolu taşınmazını 25.04.2012 tarihinde diğer davalı ...’a satış suretiyle devrettiği, eldeki davanın ise söz konusu tasarrufun muvazaalı olduğu nedeniyle iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, taraflarca ileri sürülmese bile mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında ele alınması gereken bir husustur. İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106’ncı maddesi ile mülga 1479 sayılı Kanunun 70’inci ve mülga 506 sayılı Kanunun 134’üncü maddesinde, bu Kanunların uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101’inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.6183 sayılı Yasanın 24. maddesi ise; “Amme borçlusunun bu kanunun 27, 28, 29 ve 30’uncu maddelerinde yazılı tasarruf ve muamelelerinin iptali için umumi mahkemelerde dava açılır ve bu davalara diğer işlere takdimen umumi hükümlere göre bakılır.” hükmünü içermekte olup anılan maddenin özel hüküm niteliğinde bulunduğu gözetilerek, davanın iş mahkemesinde değil, genel mahkemede görülmesi gerektiğinin kabulü ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilip yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
./..
-2-
O hâlde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy