Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, trafik kazasında yaralanan sigortalıya ödenen geçici işgöremezlik ödenekleri ile yapılan tedavi giderlerinin tamamının, araçların sürücüleri olan davalılar ile sigorta şirketinden rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan sigorta şirketinin avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve temyiz edenin sıfatına göre aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılardan sigorta şirketi vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı Kanunun 39. maddesinde "Kasdi veya suç sayılır hareketi ile sigortalının hastalanmasına sebep olan kimseye, bu Kanun gereğince hastalık sigortasından yapılan her türlü giderler tazmin ettirilir" hükmü öngörülmüştür. Dava konusu somut olayda; 04.09.2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan sigortalı için yapılan tedavi giderleri ile ödenen geçici işgöremezlik ödeneklerinin tamamının, kazaya sebep olan davalılar ile sigorta şirketinden rücuan tahsili istenilmiştir.
Yasa Koyucu tarafından, 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Yasanın 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağı esası getirilmiştir. 6111 sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1. maddesi ile de, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri, yine ... tarafından karşılanacağı belirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85/1 maddesine göre “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” 91. maddesine göre de “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”
Tedavi giderleri kapsamında, sigorta şirketinin, Güvence Hesabının, sürücünün ve işletenin, zorunlu olarak sigorta teminatına bağlanması nedeniyle yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Bu haktan, sigorta sözleşmesinin tarafı olan işleteni ve sürücülerin yararlanması gerekmekte olup, poliçe limiti kapsamında kalan tedavi giderleri nedeniyle sorumlulukları sona erecektir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayanlar, bu haktan yararlanamazlar. Ancak, zorunlu sigorta teminat tutarlarını aşan tedavi giderlerinin, zarara sebep olan veya hukuken sorumlu olanlar tarafından karşılanacağı, bu kişiler yönünden poliçe limitini aşan kısım yönünden sorumluğun devam edeceği de kabul edilmelidir. Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeden karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, hükmü temyiz etmeyen davalılar yönünden Kurum lehine usuli kazanılmış hakkın oluştuğu; sigorta şirketi yönünden de, tedavi giderlerinden sorumluluğa ilişkin kısım dışlanarak, harç ve vekalet ücretinden de aleyhine hüküm kurulan geçici işgöremezlik ödenekleri ve poliçe limiti gözetilerek sorumlu tutulması gerektiği gözetilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gözetilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yazılı “KABULÜNE” sözcüğünden önce gelmek üzere, “davalılardan sigorta şirketi yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden” sözcüklerinin; geçici işgöremezlik ödeneklerine ilişkin 1-A bendinde yazılı cümle sonuna “tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile;” sözcüklerinin, tedavi giderlerine ilişkin 1-B bendinde yazılı “davalılardan” sözcüğünden önce gelmek üzere “tedavi giderlerinin sigorta şirteki dışındaki” sözcüklerinin; harca ilişkin (2) numaralı bendinde yazılı “davalılardan” sözcüğünden önce gelmek üzere “285,58 TL'sinin tüm davalılardan, kalan kısmının sigorta şirketi dışındaki” rakam ve sözcüklerinin; vekalet ücretine ilişkin (3) numaralı bendinde yazılı “davalılardan” sözcüğünden önce gelmek üzere “576,93 TL'sinin tüm davalılardan, kalan kısmının sigorta şirketi dışındaki” rakam ve sözcüklerinin; aynı bent sonuna “davalılardan sigorta şirketi yönünden davanın kısmen reddi yasal değişiklikten kaynaklandığından lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına;” sözcüklerinin ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy