Mahkemesi :İş Mahkemesi
Trafik işkazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin tazmini davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.09.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalı adına Av. ...ile karşı taraf adına Av. ... geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir.
Kurumun bu maddeden doğan rücu hakkı, kanundan doğan basit rücu hakkına dayanmasına, buna göre, rücu alacağının, ilk peşin değerin davalının kusuruna tekabül eden miktarıyla sınırlı bulunmasına ve tazminat hesabının bu şekilde yapılmasının gerekmesine, somut olayda; zararlandırıcı sigorta olayında %80 kusurlu olduğu belirlenen davalının, ... yardım zammı dahil olmak üzere 25.747,57 TL olan ilk peşin değerin, kusur karşılığı olan 20.598,06 TL’sinden sorumlu olduğu gözetilmeksizin, ... yardım zammının dahil edilmemesi nedeniyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanunun 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının silinerek yerine;
“1-Davanın Kabulü İle ; 23.006,12 TL’nin iş görmezlik ödeneğinin ödeme tarihinden, gelirlerin ise onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
2- Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan, başkaca harç alınmasına yer olmadığına;
4- Davacının yaptığı toplam 1.000,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine;
5-Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalının gider avansı olarak yatırdığı meblağdan kalan tutarının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalıya iadesine;
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücreti Tarifesi Hükümlerine göre, 2.760,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine," cümlelerinin yazılmasına, ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı avukatı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy