Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, aksi kurum işleminin iptali,12.05.2011 günlü tahsis başvurusu gereği, tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa son oturumda tefhim edilen kısa kararın gerekçeli karara aykırı olduğu,zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır.Zira davacı, 12.05.2011 günlü ilk tahsis başvurusu gereği, tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini istediği, giderek, ilk tahsis başvuru tarihinin de 12.05.2011 olduğu halde; mahkemece, hüküm fıkrasında, davanın kabulü ile, tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verirken; gerekçeli kararda ise, tahsis başvuru tarihi 2011 yılı 6.ay alınmak suretiyle 01.07.2011 tarihinden itibaren tahsise hak kazandığının tespitine karar verrmiştir.Öte yandan konu ile ilgili 10.04.1992 günlü ve 1991/7 Esas,1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.06.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy