......
Dava, tarım bağ-kur sigortalılığının tespiti ile 6111 sayılı Kanun'dan yararlanılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine, ilamında belirtildiği şekilde, yetki itirazın reddiyle, 01.5.1996-31.12.2005 tarihleri arasında, çakışan 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresi dışlanarak, .....igortalılığının ve 6111 sayılı Kanun'dan yararlanılması gerektiğinin tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dairemizin 2012/ 20325 -24106 sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak aşamada, Kurumca, 01.5.1996 tarihinden itibaren sigortalı olarak tescil edilen davacının, 5 yılı aşan prim borcu bulunması nedeni ile 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. Maddesinin ““Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. …” hükmü gereğince sigortalılığının 30.4.1997 tarihi itibariyle durdurulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece öncelikle, anılan maddenin “…Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. …” hükmü gereği, davacının Kurumca kabul edilen ancak durdurulan sigortalılık süreleri
./..
-2-
Kurumdan sorularak belirlenmeli, talebe göre Kurumca kabul edilmeyen dönem tespit edilmelidir.Uyuşmazlık konusu çekişmenin ortadan kalktığı, başka bir anlatımla; her iki tarafında davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmamış olduğu dönem/dönemler hakkında, davanın konusunun kalmadığı gözetilmelidir.
İhtilaf konusu olan döneme yönelik olarak ise, bozma ilamımızda açıklanan ilkeler çerçevesinde, davacının 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı hususları ayrıntılı olarak araştırılarak, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmeli, yapılacak değerlendirmede, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresinin yine anılan bozma ilamımızda belirtilen makul süreyi aştığı anlaşılmakla, sonra başlayacak 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süresi için, bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı ve bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı hususları araştırılmalıdır.
Kabule göre, hüküm fıkrasında davanın kabulüne şeklindeki başlangıçtan sonra, fazla talebin reddine ifadesinin kullanılması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasasının 297. maddesinin 2. fıkrasındaki “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” yönündeki amir hükme aykırı, usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraflar avukatlarının bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.07.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
.......
Full & Egal Universal Law Academy