......
Davacı, 20.09.1999 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Kurumca, yargılama aşamasında davacının, 01.02.2000 tarihi itibariyle 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak tescil edilerek aynı tarih itibariyle prim borcu nedeni ile 1479 sayılı Kanunun Ek 19. maddesi gereği sigortalılığının durdurulması, devamında 01.05.2008-28.02.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak tescil edilmesi ve 01.02.2000-01.05.2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden de anılan Kanun kapsamında sigortalılığı kabul edilip davacı tarafından ihya edilebileceğinin bildirilmesi karşısında, ihtilaf konusu olan 01.02.2000-28.02.2011 tarihleri arasındaki dönemin Kurumca kabul edilmesi nedeni ile davanın konusunun kalmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
3-Kabule göre de, Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde sayılarak, (ğ) bendinde vekâlet ücretine de yer verilmiştir.29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir.
Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (HMK m. 326/I). Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır(HMK m. 326/2).Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur.
./..
-2-
Eldeki davada; davacı, 20.09.1999 tarihinden itibaren dava tarihine kadar sigortalılık süresinin tespitini talep ettiği, Mahkemece, 01.02.2000-28.02.2011 tarihleri arasındaki süreye yönelik karar verildiği halde, kısmen haklı çıktığı belirgin olan davalı Kurum lehine, avukatla temsil edildiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi ve davalı Kurumun kabul ret oranına göre yargılama gideri ile sorumlu tutulması gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının 1. bendinin 1. satırının ve devamındaki ilk pragrafın silinerek yerine, “1- Talebe konu 01.02.2000-28.02.2011 tarihleri arasındaki dönemin yargılama aşamasında Kurumca kabul edilmesi nedeni ile davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, sair tespit talebinin reddine ” sözcüklerinin yazılmasına, 3. bentteki “yargılama giderinin” sözcüklerinden sonra “kabul ret oranına göre 77,23 TL. sinin” rakam ve sözcüklerinin hüküm fıkrasına eklenmesine, 4. bendin devamına “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1200,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı Kuruma verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.......