Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile kesildiği tarihten itibaren aylıkların ödenmesi gerektiğinin tespiti istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 3201 sayılı Kanunun 6’ncı maddesidir. Anılan maddenin “A” bendinde, “Bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için; a) Yurda kesin dönülmüş olması, b) Tahakkuk ettirilen döviz borcunun tamamının ödenmiş olması, c) Döviz borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması, şarttır.
Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden aybaşından itibaren başlatılmak üzere ilgili ... kanunu hükümlerine göre bağlanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı maddenin aylıkların kesilmesini düzenleyen “B” bendinde ise, “Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren aylıkları kesilir.
Bunlardan yeniden kesin dönüş yapanların, bu hizmetlerini 4 üncü madde hükümleri gereğince borçlanmaları şartıyla aylıkları bu süreler de dikkate alınarak yeniden hesaplanır. Bu borçlanmayı yapmayanların eski aylıkları yurda kesin dönüş tarihini takip eden aybaşından itibaren müracaatları üzerine tekrar ödenmeye başlanır.” şeklinde düzenlemiş iken, ilk kez 08.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5754 sayılı Kanunun 79’uncu maddesi ile “A” bendinin 2’nci paragrafı ve “B” bendi “Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden aybaşından itibaren başlatılmak üzere 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı ... ve ... Sigortası Kanunu ve 506 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesi hükümlerine göre bağlanır.
B)Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir ... sigorta ya da ... yardım ödeneği alanlar ile ...'de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı ... ve ... Sigortası Kanununun ... güvenlik destek primi
hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz. Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır.” şeklinde değiştirilmiş; bu kez, 19.06.2010 tarih ve 27616 sayılı Resmi Gazete’nin yayınlandığı tarihte yürürlüğe giren 5997 Sayılı Kanunun 15’inci maddesi ile yapılan ve halen yürürlükte bulunan değişiklik ile, “B” bendinin ilk paragrafında “Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir ... sigorta ya da ... yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. ...'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı ... ve ... Sigortası Kanununun ... güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır. Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen aybaşından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
5997 sayılı Kanunda, anılan Kanunun 15’inci maddesiyle 3201 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinin B bendindeki değişikliğin Kanunun yürürlüğü öncesine ilişkin uyuşmazlıklara uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gibi; anılan düzenlemenin, Kanunun yürürlüğe girdiği 19.06.2010 tarihinden önce meydana gelen olay ve ilişkilere uygulanmasını gerektirir istisnai durumlar kapsamında değerlendirilemeyeceği de açıktır.
Öte yandan, 3201 sayılı Kanuna 5754 sayılı Kanunun 79’uncu maddesi ile eklenen ve 08.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 7’inci Maddesi ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hizmet borçlanması talebinde bulunanlardan; borç tahakkuku yapılmış olanların, borç tahakkuku ile ilgili işlemleri devam edenlerin, tahakkuk ettirilen borçlarını ödeyenlerin ve borçlandıkları yurtdışı hizmetleri dikkate alınarak aylık bağlanmış olanların kazanılmış hakları saklıdır.” hükmünü öngörmüş olup; anılan düzenleme ile 08.05.2008 tarihinden önce borçlanma talebinde bulunanlardan; borç tahakkuku yapılmış olanların, tahakkuk işlemleri devam edenlerin, tahakkuk eden borcu ödeyenlerin, borçlanılan süreyle birlikte aylık bağlanmış olanların, kazanılmış haklarının saklı olacağı belirtilmiştir.
Anılan geçici 7’nci madde hükmünün uygulanabilir olduğu durumlarda, sigortalı yönünden kazanılmış hakların korunması söz konusu olacağından, 3201 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinin B bendinde, 5754 sayılı Kanunun 79’uncu maddesi ile getirilen ve yukarıda belirtilen aleyhe değişikliklerin de uygulanması mümkün olmayacaktır.
Bu durumda; 3201 sayılı Kanunun geçici 7’nci madde hükmünün uygulanabilir olması karşısında, 3201 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinin B bendinde, 5754 sayılı Kanunun 79’uncu maddesi ile getirilen ve yukarıda belirtilen aleyhe değişikliklerin de davacıya uygulanması mümkün olamayacağı için, davacının 1479 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanunun 4/1-b) kapsamında çalıştığı dönemde ... güvenlik destek primine tabi şekilde yaşlılık aylığı alması mümkün olduğundan, yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline yönelik mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olup, onanması gerekir.
SONUÇ: Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının ONANMASINA, 27.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy