Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozma ilamına uyduktan sonra yaptığı yargılama sonucu davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmü, davalının avukatının temyiz etmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 01.11.2010 tarihi ve sonrası tüm sigorta kollarına tabi geçen davacı çalışmalarının sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma olarak değerlendirilmesinin mümkün olmasına göre, sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
1-)Davacının, 31.10.2010 tarihine kadar 506 sayılı Kanun/5510 sayılı Kanun 4/a maddesi kapsamında 525 gün sigortalı hizmeti olduğunun gözetilmemiş olması;
2-)Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde sayılarak, ğ. bendinde vekâlet ücretine de yer verilmiştir.
29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi, mahkemece, kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir.
Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (HMK m. 326/I). Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır(HMK m. 326/2).
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur.
Eldeki davada; açıldığı tarih itibariyle davacının yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamamasına karşın, usül ekonomisi ilkesi gereği olarak yargılama sürecindeki hizmetleri gözetilerek yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olmasına göre, davanın açıldığı tarih itibariyle davalı Kurumun haksızlığından bahsetmenin mümkün olmadığı, bilakis haklı olduğu gözetilerek davalı Kurum lehine avukatlık ücreti verilmesi ve yargılama giderine de karar verilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Hüküm gerekçesindeki "davacının yaptığı ödemelerin 3 ay 18 günden fazla olduğuna ilişkin" ibare silinerek hükümden çıkarılmasına; "3" numaralı bent içeriği silinerek yerine "1200,00 TL. avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresi yazılmasına; "4" numaralı bendin silinerek hükümden çıkarılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy