Mahkemesi :İş Mahkemesi
Asıl davada davacı Kurum, itirazın iptali,takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.Birleşen davada davacı sigortalı ise, aylığın iptaline ilişkin Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca asıl davanın kısmen kabulüne karar verilirken; birleşen davanın ise, reddine karar verilmiştir
Hükmün, asıl davada davacı Kurum ile, asıl ve birleşen davada sigortalı ... Vasisi ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2013 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.820,00 TL olarak değiştirmiştir.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının saptanmasında alacağın tamamının gözetilmesi; tümü dava konusu yapılan
bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu Geçici 3. maddesi gereğince 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427’nci maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda, asıl davada redde konu alacak tutarı, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması, reddedilen miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davada, davacı Kurum avukatının temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinlik nedeniyle REDDİNE,
2-Asıl ve birleşen davada sigortalı ... Vasisi ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istem halinde ... Vasisi ...'e iadesine, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......
Full & Egal Universal Law Academy