Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı Kurum, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26 ve 87. maddeleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, 506 sayılı Yasanın 87. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle, davalı şirket hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın yazılı biçimde kabulüne hükmedilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
506 sayılı Yasanın 87. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği belirtilerek, davalı şirket hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın yazılı biçimde kabulüne dair önceki hüküm, Dairemizin 29.05.2012 tarih ve 4957/9930 sayılı ilamıyla; “... idare olarak adlandırılan davalı ... Orman Ürünleri Sanayi A.Ş. ile “taşeron” olarak adlandırılan diğer davalı ... Makine-...” arasında akdedilen ve 01.03.2005-30.06.2006 tarihlerini kapsayan sözleşmede “Her türlü makine imalatı ve talaşlı imalatlar, montaj, pnömatik hatlar, basınçlı hava hatları, izolasyon ve benzeri bilumum imalat ve montaj işlerinin” davalı ... tarafından yapılacağının ve feshi bildirilmedikçe sözleşmenin aynı şartlarla bir yıl daha uzayacağının kararlaştırıldığı, kaynak işçisi olan sigortalının davalı ... sigortalısı olup, davalı şirkete ait forkliftin paleti üzerinde ve 7-8 metre yükseklikte fan borusunun montajını yaptığı sırada, 07.11.2005 tarihinde düşüp yaralandığı, şirkete ait işyerinin sunta fabrikası işyeri olup fabrikanın bakım montaj ve tesis işlerinin davalı ... tarafından üstlenildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde; aracının, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişi olduğu hususu, 506 sayılı Yasanın 87. maddesinin son fıkrası
hükmünde açıkça belirtilmiştir. Sözleşmenin 5.10. maddesinde işin tamamının anahtar teslimi olarak verilmiş olduğu ve hem mali hem de işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini alma yükümlülüğünün Türkmen Makine-...'e ait olduğu belirtilmiş ise de, taraflardan birinin sorumluluğunu ortadan kaldıracak biçimde yapılan böyle bir anlaşmanın sigortalı aleyhine sonuç doğurması kabul edilemeyeceğinden, 506 sayılı Yasanın 87. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiğinin kabulü ile işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden, kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alıp, sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir...... Mahkemesi iptal kararı çerçevesinde Kurumun rücu alacağı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir...” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecinde alınan 14.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda; işin anahtar teslimi olarak diğer davalı ...’ye verildiği, davalı şirketin asıl işveren sıfatı ve kazada bir kusurunun bulunmadığı belirtilerek davalı ...’ye %80, sigortalıya %20 kusur izafe edilmiştir. Mahkeme de, raporda belirtilen gerekçelerle davalı şirket hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise istek gibi kabulüne karar vermiştir.
Bozmaya uyulduğuna göre, mahkemece, bozma gerekçesine uygun olarak yargılama yapma ve karar verme zorunluluğu doğar. Uyulan bozma ilamında, 506 Sayılı Yasanın 87. maddesi koşullarının gerçekleştiğinin belirtilmesi karşısında, davacı kurum lehine usulü kazanılmış hak durumunun oluştuğu gözetilmeksizin yazılı gerekçelerle davalı şirket hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Mahkemece, 506 sayılı Yasanın 87. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiğinin kabulü ile işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden, kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınıp, sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir.
O hâlde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.09.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy