....
Dava, 11.756 TL'nin, bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının 28.7.2008 tarihli dilekçesi ile hem geriye dönük olarak 2926 sayılı Kanun kapsamında.....sigortalılık süresinin tespiti, hem de yapılandırma dilekçesi ile peşin ödeme talebinde bulunduğu, Kurumca tespit talebinin kabulü ile yapılandırma anlaşmasına varıldığı, ancak ödemenin, son ödeme tarihine kadar değil, 08.9.2008 tarihinde (11.683 TL) gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Davalı Kurumca bu durum karşısında, yapılandırmanın iptal edildiği, aylık bağlanabilmesi için davacının 28.11.2008 tarihinde (11.756 TL) yeniden ödeme yapmak durumunda kaldığı belirgindir.
26.05.2008 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 5763 sayılı, İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 27. maddesi ile eklenerek, yayımı tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 24. maddesi ile, 31.03.2008 tarihine kadar olan prim borçlarının yapılandırılabilmesi için iki aylık süre ayrıca, 19.08.2008 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 5797 sayılı, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 4. maddesi ile eklenerek, yayımı tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun Geçici 25. maddesi ile, Geçici 24. madde kapsamına giren borçları yapılandırılmamış sigortalılara Kanunun yayımı tarihinden itibaren yirmi günlük ek süre (08.9.2008 mesai bitimine kadar) verilmesi düzenlenmiştir.
./..
-2-
Somut olayda davacının 5510 sayılı Kaunun geçici 24. maddesi kapsamında yaptığı başvuru sonucunda oluşturulan yapılandırma anlaşmasının gereğini süresinde yerine getirmediği, bu haliyle 5510 sayılı Kanunun geçici 24 üncü maddesi kapsamına giren borçlarını anılan madde hükümlerine göre yapılandırılmamış durumda bulunduğu, 08.9.2008 tarihli ödemesinin ise anılan Kanunun geçici 25. madde kapsamında, süresinde yapılan bir başvuru olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmemiştir. Ancak bu tarihli ödemenin, 31/3/2008 tarihine kadar olan prim ve sosyal güvenlik destek prim borçlarının , geçici 25. madde gereği ("Peşin ödeme yolunun tercih edilerek, başvuru tarihini takip eden ayın sonuna kadar borç aslının tamamının ve başvurunun yapıldığı ayın sonuna kadar sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre hesaplanan gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde yirmisinin ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammının kalan yüzde sekseni terkin edilir." şeklinde) hesaplanarak, davacının sonra yaptığı ödemesinden kalan fazlalığın iadesine karar verilmelidir.
Yapılacak değerlendirmede, istirdatına karar verilecek alacak miktarına, davada uygulama yeri olmayan mevduat faizi değil, yasal faiz uygulaması gerektiği dikkate alınmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu istemin reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 10.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......
Full & Egal Universal Law Academy